ANA SAYFA



KİTAPLARIM




    GÜNÜN YAZISI



    ANA-BABAYA GÜZEL DAVRANALIM

    ANA-BABAYA GÜZEL DAVRANALIM

    21/01/2021

    Mahmut Toptaş

     "Saad ibn- Ebi Vakkas (Allah onsan razı olsun), genç yaşında Müslüman olmuş, cennetle müjdelenen on kişi "Aşere-i mübeşşere" dendir.

    Müslüman olunca, putperest annesi, Kabe'nin yanında meydan yerine çıkar ve oğluna "Ey Saad, tekrar dinine dönünceye kadar burada durup, yemeyeceğim içmeyeceğim" der. Bir nevi modern tabiriyle; açlık grevine başlar. Ve de bu, İslâm tarihinde ilk açlık grevi yapan kafir kadındır.

    Durumu öğrenen Saad ibni Ebi Vakkas, Hz. Peygambere gelir ve durumu arz eder, bunun üzerine Ankebut süresinin sekizinci ayeti nazil olur "Bütün insanlara, anne ve babasına iyilikte bulunmalarını vasiyet ettik" yani emrettik anlamındadır.

    Lokmi anlatırkenan süresinde Rabbimiz, Lokman’ın oğluna nasihatini anlatırken:

    وَوَصَّيْنَا الْإِنْسَانَ بِوَالِدَيْهِ حَمَلَتْهُ أُمُّهُ وَهْنًا عَلَى وَهْنٍ وَفِصَالُهُ فِي عَامَيْنِ أَنِ اشْكُرْ لِي وَلِوَالِدَيْكَ إِلَيَّ الْمَصِيرُ

    “Biz insana, anne-babasına karşı (iyilik yapmasını) tavsiye ettik. Annesi onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşımıştır. Onun sütten ayrılması iki senede olmuştur. Bana ve annebabana şükret, dönüş banadır diye tavsiye ettik. (Lokman süresi ayet 31/14-)

    Ayette anne ve baba ikisi birden zikredilmekte, kişi her ne olursa olsun anne ve babasına itaat edecek­tir.

    Bundan sonra da, annenin özelliklerine dikkatimizi çekmekte. "Onu, annesi zayıflık üzerine, zayıflıkla taşıdı." Yani hamileliğin başlaması ile annede bir zorluk güçsüzlük başlar, hamileliğin ilerlemesi ile günden güne artan bir zahmet, doğumdan sonra yine çocuğun bakımı, gece uykularında rahatsız olması, 2-3 yaşına kadar kucakta gezmesi, büyüyüp yürümesi, hep bir zorluk ve meşakkat içindedir.

    "Bana, Anne ve babana teşekkür et." buyuruyor.

    İsra süresi yirmi üçüncü ayetinde Anne ve babaya iyilik yapmayı emreder­ken, bu ayetle de "Anne babaya teşekkür etmemizi" emrediyor. Anne babayı her iki ayetle, Allah'a ibadet'in arkasından getiriyor.

    Bu ayetlere dayanarak ulema; "Rabbin rızası, anne ve babanın rızasını almaktan geçer," demişlerdir.

    Fakat anne baba inançsız olursa, o zaman tabiî ki durum değişiyor ve hemen gelen ayette açıklık getiriliyor:

     

    وَإِنْ جَاهَدَاكَ عَلَى أَنْ تُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفًا وَاتَّبِعْ سَبِيلَ مَنْ أَنَابَ إِلَيَّ ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

    Hakkında bilginin olmadığı şeyi, bana ortak koşman için, anne ve baban seni zorlarsa, sakın onlara itaat etme. Bu dünyada onlarla iyi geçin ve bana yönelenin yoluna uy. Sonra dönüşünüz banadır. Yaptıklarınızı size haber veririm.” (Lokman süresi ayet 31/14-15)

     

    Eğer anne ile bahanız, müşrik olmanız için çalışırlar, hatta zorlarlarsa. Senin, her şey olabileceğini ancak, sadece mümin olmanı iste­mezlerse, Onlara itaat etme.

    Fakat bu dünyada onlara yine de iyilikle arkadaş ol, sahip çık. Sadece imansızlığı emreden sözlerine ve emirlerine uyma. İnsani ilişkilerde onlara hürmet et, her türlü maddi ve manevi yar­dımda bulun.

    Bu konuya açıklık getirecek bir hatıramı anlatayım; "Müslüman olup daha sonra Cemil ismini alan Koreli bir din kardeşimizle tanıştım. Bizim İstanbul üniversitesinde doktorasını tamamlamıştı. Bana şunları anlatmıştı; "Bir gün Anne ve babama Müslüman olduğumu açıkladım. Babam, Buda  dinine mensup bir profesör olduğu için, beni evden kovdu. Ben de okulun pansiyonuna taşındım ve babama her hafta tam 4 yıl düzenli bir şekilde mektup yazdım. Daha sonra üniversiteden me­zuniyetimizde, Dekanımız, babamla benim aramdaki bu durumu bildiği için aramıza girip bizi barıştırdı." demişti.

    Tabi ki bu konuda Müslüman olup Cemil ismini alan bu kişinin ba­basını hiç bırakmamasının büyük bir payı var. Onun için iyilikten hiçbir kişiye zarar gelmez.

    Bana yönelen, bana tevbe eden, teslim olan kişinin yoluna uy. O da Hz. peygamberin yoludur. O yol da Allah'ın gösterdiği yoldur.

    Yapılan her şey yazılmakta kayda alınmakta ve bunlar bir gün gele­cek bize haber verilecek. Öyle ise kişi yaptığı, söylediği duyduğu her şeyden sorumludur. Bunların güzel olmasına dikkat etmelidir.