Günlük Yazı

İSLAM GELİRSE NE OLUR

İSLAM GELİRSE NE OLUR

09/04/2024

Mahmut Toptaş

Miladi takvime göre 14 Mart 624 de Ramazan ayının 17 inci günü Mekkeli müşriklerle yapılan Bedir savaşında, kafirlerden 70  savaşçı öldürülmüş, Müslümanlardan 14 şehit verilmişti.

Müslümanların zaferiyle sonuçlanan bu savaşta yetmiş kadar da esir alınmıştı.

Esirlerle Medine-i Münevvereye dönen sevgili peygamberimiz ve arkadaşları/Ashabı, o yıl yine Ramazan bayramı namazını kılmışlar ve bayram sevincini yaşamışlar.

Bunu hatırlatmamın sebebi bu günlerde, “Gazze’de Müslümanlar katledilirken bayram mı yapılır” diyen kardeşlerimize hatırlatmak isterim.

Biz, her günün getirdiği şartlara göre, o gün yapılması gerekenlerini yapmakla görevliyiz.

Yarının namazını bu günden kılmadığımız gibi, yarın gelmeden o günün getireceklerini bilemediğimizden, biz zamanın çocukları olarak, her saatin kıymetini bilecek ve o saatte yapılması gerekeni yapmakla görevliyiz.

Gazze’ye yardım için, elinden ve dilinden geleni yaptıktan sonra, dün ağabeyin şehit olmuşsa, bu gün de bayram ise, bayramımız da bizim ibadetimiz olduğundan, dün ağabeyimiz için ağlarız, bayram gününde güleriz.

Dikkat ediniz, çağımızın Gazzeli yiğitleri, kahramanları, Amerika’nın Jandarma karakolu görevini üstlenen işgalciler tarafından harabeye döndürülen evlerinin enkazı üstünde, çadır kuran ve enkaz altında yakınlarının cesedini arayan o yiğit kardeşlerimiz de Ramazan bayramı namazını kılacaklar, bayramlaşacaklar ve bir ibadeti daha yerine getirecekler.

Ölen annemiz, babamız, kardeşimiz için namaz kıldığımız gibi onlar da bayram namazını kılacaklar.

Gazze için elinden ve dilinden geleni yapmamışsan, sen Gazze için üzülme, kendin için üzül.

Bir zamanlar “İslam Gelecek, Dertler Bitecek” diye bir slogan vardı.

Olan oldu, bize bir haller oldu.

Şimdi soruyorlar, “İslam Gelince Ne Olacak?”

Bir ay önce, İslam’ın bir tek emri, Müslüman halkımızın hepsi tarafından uygulandı, hepimiz aynı saatte sahur vaktinde kalktık ve oruca niyyet ettik.

Akşam iftar vaktinde akşam ezanıyla beraber oruçlarımızı açtık.

Oruç tutanlarla tutmayanlar iftarı beraber yaptılar.

Komut yok. Hiçbir insan diğerine “Oruuuuç tut, Oruuuuç aç” demiyor.

Allahü Ekberle oruç başlıyor, Allahü Ekberle iftar ediliyor.

Sağcı, solcu, futbolcu, radikal, ılımlı, şeriatçı, tarikatçı, hırsız, polis, general, er, patron, işçi, rektör, öğrenci… ayrımı yok.

Hepsi yaratanının, yöneteninin, yaşatanının, donatanının, her saniye ciğerlerine nefes vereninin bir tek emri bir millet tarafından uygulandığı zaman,  bir aylığına da olsa toplumsal barış yerine geliyor.

Şeriatın emri olan Ramazan orucuna ve Bayram Namazına bütün partiler, dernekler, vakıflar, kurumlar, kuruluşlar… katılarak veya sessiz kalarak,  “Evet” dediler.

Suç işleme oranı sıfıra yaklaştı.

Taciz, tecavüz, yalan, talan, rüşvet, iftira, gıybet… en aza indi.

Yarın Ramazan bayramının birinci günü yine sahur vaktinde kalkınız.

Banyo yapınız, dişlerinizi fırçalayınız, en güzel elbisenizi giyiniz.

Ağzınıza bir tatlı alınız ki, tatlı konuşasınız.

Camiye giderken tanıdığınıza, tanımadığınız selam veriniz.

Arabanızın kornasıyla selam verdiğinizde, dilinizle de “Selamün aleyküm” deyiniz ve o kardeşinize dua ediniz.

Dokuz tekbirli Bayram Namazında “En büyük Allah’tır” diyerek aynı anda aynı tekbiri, Şiarı/Sloganı tekrar ediniz.

Omuz omuza verdiğiniz, aynı yöne döndüğünüz, kıyam, ruku,,, secde… gibi aynı yöntemi uyguladığınız bayram namazından çıkarken, sağa verdiğiniz selamla, sağdaki en son meridyene kadar bütün Müslümanlara selam verdiğinizi, sola selam verdiğinizde soldaki son meridyene kadar bütün Müslümanlara selametler dilediğinizi hatırdan geçirerek, bütün atmosfere iyi dileklerinizi yayınız ki, Müslüman olmayanlar da bu atmosferden nasiplerini alsınlar ve bu anınızı bütün yıla yayma niyetiyle camiden çıkınız.

İslam’ın bir tek emri milletçe uygulanınca iyi sonucunu gördük.

Ya bütün emirler yerine getirilse ve bütün yasaklardan kaçınılsa neler olacağını, şanlı tarihimiz bize haber veriyor.

Bayramınız mübarek olsun.