ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    01.05.2014


     

     

    KAYNAŞMA AYLARINI İYİ DEĞERLENDİRELİM

    Göklerin ve yerin yaratıldığı günden beri ayların on iki olduğunu haber veren Kur’ani Kerim, takvimin de Rabbimiz tarafından öğretildiğini bildirir. (Bakınız Tevbe süresi ayet 36)

    Ayları, haftaları, günleri, saatleri, saniyeleri ve saliseleri...yaratan Allah’tır ve bize lütfettiği en değerli nimetlerdendir.

    Bir ton altını kaybeden bir insan geriye onu kazanabilir ama bir saniyeyi geri getiremez.

    Onun için vaktin değerini bilelim ve ona göre hareket edelim.

    Aynı ayette on iki aydan dördünün “haram aylar” olduğunu haber verir.

    Haram aylar: Zilkade, Zilhıcce, Muharrem ve Receb aylarıdır.

    Her ay değerlidir, her ayda yapılan yanlışlar ve doğruların da ceza ve sevabı vardır ama Allah bize bazı günlerin sevab ve cezasının fazla olduğunu haber vererek bizi eğitmektedir.

    Ramazan ayı orucunun sevabı yanında günahları işlememe eğitiminden de geçtiğimizi biliyoruz ve diğer aylarda da işlememeye dikkat ediyoruz.

    Dört mevsimin kendine göre mahsulü olduğu gibi her ayın ve her günün kendine göre sevabları vardır.

    Ama yaz mevsiminin mahsulü biraz daha fazladır.

    Allah bizim daha fazla sevap kazanmamız için Hac ayaları, Ramazan ve Kurban bayramı günleri, Cuma günü ve gecesi, kadir gecesi gibi gece ve gündüzlerle hem sevap kazanmamızı hem birlik ve beraberliğimizi kuvvetlendirmemizi sağlamaktadır.

    Esnafın 365 gün alış-veriş yaparak kazanırken bir de fuar düzenleyerek kazandığı gibi bu mübarek günler de bizim kaynaşma, tanışma, yardımlaşma ve sevap kazanma günlerimizdir.

    Receb ayıyla beraber nafile oruçlarımızın, zikirlerimizin arttığını, dostlar arası muhabbetin fazlalaştığını görürüz.

    Özellikle kadınlarımız hatimlerinin sayısını artırırlar. Kelime-i Tevhid ve Salavatı şerifeleri artırırken bunları birlikte yaparak dostluklarını pekiştirirler.

    Gönüllerindeki iman nurunun yansıması olan amel-i salihlerini artırırlar bu günlerde.

    “Kalbimizin kandili” olan Kur’anı çokça okuyarak gönül kandillerine yağ koyarlar.

    Gönlü aydın olanlar, aydın gözlerle baktıklarından bütün Müslümanları o gözle görürler.

    Gönül ve göz karartan dedikodularla göz ve gönüllerini kirletip karşı tarafı da kirli görenlerden olmazlar.

    Bir Müslümanın hırsı, nefsi, hevesi, kibri nedeniyle diğer bir Müslüman hakkında söylediklerine kanarak o Müslüman hakkında gönlüne bir kara leke girmesine izin vermezler.

    İman kandilinin olduğu yere karanlığın bir damlası da, karanlığın kanalizasyonu da hiç bir leke meydana getirmemesi gerekir.

    Aynı Allaha kul, aynı peygambere ümmet olanlar, aynı kitaba iman edenler,

    Aynı kıbleye dönenler,

    Aynı camide saf tutanlar,

    Aynı günlerde oruç tutanlar,

    Bu fitne günlerinde olumsuz cümlelere kulak vermeyin, gönül denizinizi kirletmeyin, birlikte olduğunuz şeylere sımsıkı sarılın ve ayrılık kokan kelimelerden ve haberleri araştırmadan inanmaktan uzak durun.