ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    01.10.2013


    POLİTİKACILARIMIZI TEST EDEN TEK SORU

    “.... rejimde Cuma namazı kılınması caiz değildir” diyerek başlayan cümlesine kırk dereden kırık deliller getiren kardeşlerimiz vardı.

    Cuma vaazına giderken arkamdan “Demokrasi tapınağına mı gidiyorsun hocam” diyerek saygıyla karışık kendi durumunu bana anlatmaya çalışan değerli insanlarımız vardı.

    “Partiler, demokrasinin payandasıdır” diyerek siyasetle uğraşan kardeşlerimizi aşağılayan mücahitlerimiz vardı.

    “Hakimiyet kayıtsız şartsız Allah’ındır” ayetini dillerinden düşürmeyen samimi Müslümanlarımız vardı.

    “Biz, her gün beş vakitte kırk defa “İyyake na’büdü ve iyyake nesteıyn/Ancak sana kulluk yaparız ve ancak senden yardım isteriz” deriz deyip batıya ve Amerika’ya kul olmayacağımızı ve onlardan yardım da istemeyeceğimizi söyleyen siyasi kardeşlerimiz vardı.

    “Ne oldu bize?” dedim bunlardan birine “Geldiğim makamın tadı bir çok şeyi unutturdu” dedi ve İslam dışı attığı imzalardan örnekler verdi.

    “Ne oldu size” dediğimde bulunduğum makam şu anda yeterli değil, şu makama geldiğimde o dediklerimi yapacağım” diye cevap verdi ve o makama gelebilmek için yaptığı yanlışları anlattı.

    “Ne oldu size” dediğimde Hasan el Benna ile başlayan “Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Allah’ındır” şiarından “Hakimiyet kayıtsız şartsız Amerika’nındır” sloganına geldik” deyiverdi.

    Tahrir meydanıyla Rabia meydanının tek isteği var o da demokrasi.

    Aralarındaki fark bu isteklerini yerine getirecek insanların değişik olması.

    Türkiye’dekilerin doksan yıl önce geldiği yere İhvan yeni getirildi.

    Biz, birileri tarafından eğriltiliyoruz.

    Daha önceki bir makalemde “Avcı Güvercinler” dediğim ve yeni taşındıkları mahallede hizmete devam ettiklerini yazdığım kardeşlerimize “Dönek” diyerek kendi eğiklerini, yamuklarını,   dönekliklerini gizlemeye çalışanlar şunu bilsinler ki sizin dediğiniz doğru bile olsa onların yanlışı bireyseldir ve etkisi sınırlıdır.

    Takva elbisesiyle batının bütün değersiz kurallarını yerleştiren, İslam’ın adını yaygınlaştırıp tadını tattırmayan, tadan mücahitleri de “Terörist” diyerek onlarla mücadele edeceğine söz veren insanlarımızın dönekliğinin zararı daha fazladır.

    Benim bu dediklerimi test etme imkanınız vardır.

    Önce batıya yaranmaya çalışan politikacılarımızın yaptıkları tutuklamaları öven bir dil kullanın ve “Kimsenin yapamadığını yaptınız” deyin ve sözü kesin. Kesmeseniz de o kesecek ve daha başka şecaatlerini arz edecektir.

    “Ağabey, bir zamanlar, “Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Allah’ındır” diyordunuz ne oldu?” deyin test sonuçlarını görün.