ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    02.07.2014


    ÇAĞDAŞ KÖLELER

    Biz Müslümanlar, Abdesti, temizlik için almayız.

    Rabbimiz, Maide süresinde namaz için kalktığımızda abdest almamızı emrettiği için badest alırız ama bu abdestimiz bizim temizliğimizi de sağlar.

    Daha önce yazmıştım, İstanbul’da veya bir başka şehirde ikindi üzeri şehrin namaz kılmayan en seçkin sosyetesinden birini alın.

    Bir de beş vakit namazını kılan birini alın her ikisini bir laboratuvara götürün ve ikisinin de yüzünü analiz/tahlil ettirin bakalım üç vakitte abdest alan üçer defa yüzünü yıkayanla, yalnız makyajını tazeleyenin yüzünden hangisi daha temiz raporu alır?

    Makyaj tazelemek, ölü hücrelerin yüzde kalmasını devam ettirirken yıkamak en iyi temizliği sağlar.

    Ama biz, abdesti Allah’ımız emrettiği için alırız.

    Beş vakit namaz için abdest alırken ağzımızı on beş defa yıkarken ağız temizliği de yaparız ama biz bunu Sünnettir diye yerine getiririz.

    Namazımızı Allah’ın emri olduğu için kılarız ama bu namaz bizi kötülüklerden alıkoyar.

    Parti merkezlerinde, derneklerde, cemiyetlerde, localarda ayrı ayrı duran bir milletin bireyleri yalnız camilerde bir araya gelebiliyor.

    Cuma ve bayram namazlarında amirle memurun, generalle erin, işverenle işçinin yer ayrımı olmadan aynı safta, aynı kıbleye, aynı kelimeler ve duygularla yönelmesini sağlar.

    Ama biz, namazımızı Allah emrettiği için kılarız.

    Ramazan orucumuzun tenimize ve canımıza faydalarını bilim adamları televizyonlardan anlatmaya devam ediyorlar.

    Sosyal kaynaşmayı, yardımlaşmayı, aynı inanç etrafında toplanmayı, kendi eşine bile uçkur çözmeme eğitiminden geçmeyi, kendi yemeğine bile el uzatmama eğitiminden geçmeyi sağlayan oruç diğer on bir ayda namuslu bir hayat yaşamamızı sağlar ama biz orucu Rabbimiz emrettiği için tutarız.

    Beş vakit namazımız, sünnetleriyle beraber kırk rekattır.

    Ramazanda Teravih namazıyla altmış rekat olur.

    On bir ay beş vakit namazını kılan bir Müslüman günde kırk defa oturup kalkma hareketi yapar.

    Kırk defa doksan derece rukuya eğilerek, seksen defa alnını secdeye koyarak beynine kan akımı işlemini yapar.

    Onun için bazıları namazı spor olarak değerlendirmiş ama biz namazı spor olsun niyetiyle kılmıyoruz, Rabbimiz emrettiği için kılıyoruz.

    Ama namazın bizim tenimize, canımıza, toplumumuza bilinen bilinmeyen daha fazla hikmetleri olduğuna inanırız.

    Teravih namazlarının iftarda çok yenen yemekler için çok faydalı olduğunu söyleyen doktorlarımız doğru söylüyorlar ama bir şeye biraz daha dikkatli bakmaları gerekir.

    Ramazan ayının ilk günü oruca kalkacağımız gecenin akşamında iftar yapmadığımız halde Teravih namazını kılıyoruz.

    Demek ki, Teravih namazı iftarın ağır yemeklerini hazmetmek için değilmiş ama hazma da faydalı bir Sünnetimizdir.

    Ramazanın son gün orucunu tuttuğumuz halde iftarımızı da yaptığımız halde o akşam yatsı namazından sonra Teravih namazı kılmıyoruz.

    Midemiz dolu ama Teravih kılmıyoruz.

    Teravih namazı, Ramazan ayında yatsı namazından sonra kılınan  sünneti müekkede bir namazdır.

    Vaktin sünnetidir, orucun sünneti değildir.

    Onun için mazereti olupta oruç tutamayanlar, yatsı namazından sonra Teravih namazlarını kılarlar.

    Aybaşı hali biten bir hanım, akşam üzeri banyosunu yaptıktan sonra o gün oruç tutmadığı halde yatsı namazından sonra Teravih namazını kılar.

    Teravih namazımız, spor için değil, midenin hazmı için de değildir.

    Sevgili peygamberimiz kıldığı ve kıldırdığı için kılarız ama bu namazımız, hem hazmımıza,, hem bedenimize, hem ruhumuza, hem toplumumuza binlerce fayda sağlar.

    Bu faydaların ne olduğunu her çağın bilim adamları çağlarına göre yorumlarlar.

    Biz, ise ibadet kastıyla  Farzlar, Vacipleri, Sünnetleri ve diğer nafile ibadetleri  gücümüzle orantılı olarak yapmaya devam ederiz.

    Biz, Rabbimizin kuluyuz. Peygamberimizin ümmetiyiz.

    O ve onun elçisi ne demişse odur.

    Bu ikisinin önüne kimseyi geçirmeyiz.

    Bu ikisine aykırı bütün emir ve yasaklar bizce geçersizdir.

    Yaratanını inkar edenler de kendileri gibi birilerinin dediklerini tuttuklarından, verdiğini yuttuklarından onlar da kendileri gibi ölümlülerin kulluğunu seçmiş durumdadırlar.

    Çağdaş kölelik, Allaha kullukla savaşına devam ediyor.

    Ama milletimiz, Ramazan orucu emriyle tarafını bütün dünyaya göstermiş oldu.

    Bu da gösteriyor ki Allah’ın kulları kullarının kullarına galip gelecektir.

    Darısı Rabbimizin diğer bütün emirlerinde birleşmede.