ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    04.12.2013


    DARAĞACINDA DERS VERENLER

    Dünya dershanedir.

    Dağ başında, derede, ağaç altında, çatı altında, çadırda, sarayda, trende, darağacında her yerde ders verilebilir.

    Hazreti İbrahim, ateş hattında gören gözlere en anlamlı dersi sessizce vermiş ve ateşi sessizce konuşturan Allah, İbrahim aleyhisselamı ateşe yaktırmamış.

    O ateşin sessizce vazetmesi binlerce yıldır konuşulmaya ve Hak yolunun yolcularına ders vermeye devam ediyor.

    Büruc süresinde haber verilen Ashabı Uhdud hakkında bilgi verilirken ok atılarak şehid edilen gencin binlerce kafirin o anda Müslüman olmasını haber verir sevgili peygamberimiz. (Mahmut Toptaş, Şifa Tefsiri 8/219)

    Musa aleyhisselam, Tur dağında da, Tih çölünde de, Firavun’un sarayında da dersine devam etti.

    O dilsiz sanılan ağaç dalı asası yeri gelince ejderhaya dönüştü, sessizce konuştu ve kendini bilginlerin başı kabul eden Haman’a  dersini verdi, yeri gelince koyunlara ağaçlarda yaprak çırpmaya yaradı.

    Yahya aleyhisselam, Yahudi kral Herod’un sarayında başı kesilirken bile ders vermeye devam etti.

    İşkenceler altında “Allah Birdir/Allahü Edah” demekten başka hiç bir şey söylemeyen Bilali Habeşi hala rahmetle anılmaya devam ederken Afrikalı siyahların kapitalizmin esaretinden kurtulması için İslam’ı seçmelerine sessizce öncülük etmeye devam ediyor.

    Hanefi fıkhının İmamı Ebu Hanife, (Allah rahmet eylesin) hapishanede can verir ama eserleri kıyamete kadar ders vermeye devam eder.

    Ondan üç yüz yıl sonra gelen öğrencisi Serahsi (Hicri 400-483), otuz ciltlik eserini kuyudan yapılan hapishanede ziyaretine gelen öğrencilerine yazdırır.

    Akıllı tahtalarda, tablet bilgisayarlarla eğitilenler arasında Serahsi’nin eserini terceme edecek seviyede adam yetişmediği gibi ülkeyi düşmanlara karşı savunmasız bırakmak için gayret gösterecek bol miktarda  sürü yetiştiriyor.

    Saidi Nursi’nin hapishane dersleri, Süleyman Hilmi Tunahan’ın tren kompartımanında ki dersleridir hala halkımıza ışık veren kaynaklar.

    Sevgili peygamberimizin, Mekke’de Medine’de, Mağarada, Arafat dağında, evlerde, Mescidi Nebevide, Uhud dağında verdiği derslerdir bizi yönlendiren.

    Hazreti İsa’nın Zeytin dağında vaazıdır insanlığı etkileyen.

    Şehid, Hasan el Benna’yı kurşunlayanlar, bu akıtılan kanın dünyanın her tarafındaki Müslümanların kandiline yağ olacağını hesap edemediler.

    Şehid, Seyyid Kutub’u asanlar, onu sevenlerin seçimle iktidara gelebileceğini akıllarından geçirmediler.

    Guantanamo işkence hanesindeki Müslüman mahkumların, başında görevli Amerikalılardan bir kısmının İslam’ı seçerek mahkumların dinine girdiğini gazetelerden okudunuz.

    Yani, darağacında da ders verilir.