ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    06.03.2012


    28 ŞUBATIN FAYDALARI

    Şehrin merkez camisinde çok aktif görev yaparken tayini varoşlardan birinin camisine yaptılar.

    Zulmettiklerini zannettiler ama varoşlardaki camilerin dolmasına sokaklara kadar cemaatin taşmasına sebep oldular.

    Caminin küçücük bir odasında Hat ve Tezhib sanatı dersleri verirken buna bile tahammül edemeyenler, onu oradan başka yere tayin ederek okullaşmasına sebep oldular.

    Ukrayna’nın başkenti Kiev’e konferans vermek için gittiğimde başkentin en görkemli tiyatro salonunda eskiden Politbüro üyeleri şaşaalı Komünizm marşlarını dinlerlerken o gün binin üzerinde 28 Şubat ma’duru Üniversite öğrencisi beni dinlemişti.

    Hem bu binin üzerindeki öğrenciler, Türkiye’de iken bir araya gelemeyen darbezedeler, orada kültürel faaliyetlerini birlikte yaparak birleşmeyi sağladılar.

    Onlardan biri ne yapıyor diye merak edip araştırdım ve babasına ulaştım.

    Saadet parti ilçe yönetiminde olan babası, oğlunun Afrika’nın filan ülkesinde iki yüzün üzerinde öğrenciye Kur’a-i Kerim dersleri verdiğini, yazın evlenerek eşini de götürüp onunla da Kız Kur’an kursu açtığını haber verdi.

    “28 Şubatçılar, kırk kadar İlahiyat Fakültesi açtılar” desem itiraz etmeyin.

    İlahiyat fakültelerinden mezun olanlar, orta öğretimde din dersi ve ahlak derslerine girerlerken 28 Şubatçılar, bu yetkiyi İlahiyat fakültelerinden aldılar ve Eğitim fakülteleri bünyesinde kırk kadar bölüm açarak mevcut ilahiyatlara kırk okul ilave ettiler.

    Eğitim fakültelerinde dersleri biraz zayıflattılar ama zor günlerde neler yapılabileceğini de öğrenen bu Müslüman insanlar, fakültelerin karşısına lüks döşemeli yurtlar açarak, parasız kayıtlar yaparak, burslar vererek öğrencilere takviye dersler verdirttiler.

    Bakü’den, Viyana’dan, Kahire’den, Londra’ya kadar çeşitli ülkelerde başörtüleriyle, İmam-hatip diplomalarıyla ana dili gibi öğrendikleri İngilizceleriyle her dalda on binlerce insanımızın diploma alarak ülkeye dönmesine ve dünyayı tanımalarına sebep oldular.

    Üniversiteye Giriş İmtihanlarında en yüksek puanı aldıkları halde “Sen Türkiye’nin en seçkin Üniversitelerine girmezsin. Senin yerin İlahiyat Fakülteleridir” diyerek baskıyla yer gösterdiler.

    Zeka seviyesi çok yüksek olan bu delikanlıların hepsi İlahiyata yönelince İlahiyatın giriş puanı Türkiye’nin en yüksek Fakültelerinin önüne geçince İlahiyat fakültelerinin kalitesi bir anda zirveye doğru fırlayıverdi.

    Öğretim üyelerinin bir yılda zor anlatabildikleri dersleri bir haftada bitti. Öğrenciler süngerin su emmesi gibi öğretmenin bilgisini somurunca öğretim üyesi de dersine çalışmak zorunda kaldı.

    28 Şubat, basının, siyasetin turnusol kağıdı oldu.

    O günlerde baskıcılara hizmet den birinin hala insan içine çıkamadığını bilirim.

    Bunda yine yüz varmış ki çıkmıyor.

    Bir de arı namusu atmış, ahlakı beş paralık şöhrete satmışlar var ki ekranlardan pişmiş kelle gibi sırıtmaya devam ediyorlar.

    Bir kısmı da kendisinin ayıbını hafifletmek için “O benden daha fazla kapı kulluğu yaptı” diyerek kendini kurtarmaya çalışıyor ve halk da ikiyüzlülerin iki bin yüzlü olduğunu görüyor.

    İnsanlarımız, zehirli yılandan bile panzehir çıkarmasını öğrendiler.