ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    08.08.2013


     

     

    BİBER GAZI DEĞİL MUHABBET RÜZGARI

    Bayram namazında sağınıza, solunuza, önünüze ve arkanıza baktınız mı?

    Bakmışsanız neler gördünüz?

    Hatırlamaya çalışınız.

    Bir kerre caminin içi gülistana döndü ve burcu burcu koktuğunu camiye girerken hissettiniz.

    Çünkü cemaatin her biri “Sünnettir” diye evindeki en güzel kokudan süründü.

    Elbiseler tertemiz ve rengarenk.

    Herkes gönlüne göre giyinmiş. Baskı ve zorlama ile tek tip giyinmek yok.

    Hiç camiye geleceğini tahmin etmediğiniz adamların namaza geldiğini gördünüz.

    Aslında camilerimiz, kanaatlerimizi iyi yönde değiştirme yerimizdir.

    Cami dışında başkaları hakkında bir başkasının giydirdiği deli gömleğiyle tanıdığımız adamların deli olmadığını gördüğümüz yerdir.

    Onlarca partiye mensup insanların bir araya gelebileceği tek yerin cami olduğunu gördük.

    “Cami” deyince taşı toprağı, süslemeleri değil bizi toplayan.

    Bizi yaratanın emri bizi bir araya getiriyor.

    Kaçarken “Demokrasi” diyenle, kovarken “Demokrasi” diyenlerin arasına biber gazı, plastik mermi, tazyikli su girenlerin camide İslam dininin tek emrini yerine getirmek için omuz omuza durduğunu gördük.

    Arada biber gazı değil dinin salgıladığı muhabbet rüzgarı var.

    Ramazan ayı boyunca partilerin hepsi iftar sofralarında önlerine koyulan suya ve yemeğe el uzatmadan beklediklerini gördük ve Ezanla başladıklarını görünce birliğin ancak bir olan Allah’ın emirleri etrafında olacağını anladık.

    Generalle er, Rektörle öğrenci, patronlar işçi, yan yana, omuz omuza, aynı gaye için aynı hizada, aynı yöne dönerek sınıf farkını yalnız camide kaldırabiliyorlar.

    Halkla beraber, Hakkın huzurunda duracaklarından, Sevgili peygamberimizin “Sünnetidir” diyerek banyolarını yapmış pırıl pırıl insanlar.

    İç temizliğini de yapmak için gelmişler.

    Afvolunduğu ümidiyle gülen yüzlerle karşılaşıldı.

    Mutluluk, paylaşıldıkça çoğalan bir şeydir.

    Mutluluk, stresi, gamı, kederi, iç daralmasını giderecek en etkili ilaçtır.

    Bayram, bir milletin  yediden yetmişe herkesin birbirini tedavi ettiği günlerdir.

    Evden çıkmama hastalığına tutulanları evden çıkarır.

    Yalnız kalma hastalığı her tarafını saranların her tarafının dostlarla sarıldığı hastalığının tedavi edildiği günlerdir.

    Akrabalarınızı, arkadaşlarınızı, dostlarınızı, hocalarınızı, ustalarınızı mutlaka ziyaret ediniz.

    İmam efendi, iki rekatlı bayram namazında Fatiha süresini iki defa okudu.

    Dünya başkentlerinin göbeğinde yapılan protestolarda söylenen sloganlarla, taşınan pankartların tamamını toplasanız, bir dibekte dövseniz, “İyyake na’büdü”ye denk olmaz.

    “Biz, ancak sena kul oluruz” dedi imam ve siz de kabul ettiniz.

    “Kula kul olmayız” dedi ve biz de “Amin” dedik.

    “Biz, Peygamberlerin, Sıddıkların, Şehitlerin, Salihlerin yolunu isteriz, Allah’ın gazabına uğrayan Yahudilerle sapık Hıristiyanların yolunu istemeyiz” dedi imam ve siz “Amin” dediniz.

    Hem de ayrı partiden, ayrı mektep ve meşrepten ama aynı dinden olan insanlar olarak.

    Araya din girerse kin kalkar.

    Bayramını mübarek olsun.

    İki dünyanız güzel olsun.