ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    10.07.2014


    DÜNYAYA BAKIŞ

    Çevre etkisine ilk dikkatimizi çeken sevgili peygamberimizdir.

    Hani o meşhur hadisi şerifinde “Her doğan çocuk (İslam) fıtratı üzere doğar. Anne-babası onu ya Yahudi, yapar, ya Hıristiyan yapar veya Mecusi yapar” buyurmuş ve çocuğun ilk çevresi olan ailenin önemine dikkat çekmiş. (Buhari, Cenaiz 80, Müslim, Kader 25, hadis 2657, Tirmizi, Kader 5, hadis 2139) Kur’an’ı Kerim Rum süresi 30/30 da buna işaret etmektedir.

    Parayı, insandan daha fazla seven, para kazanmak için kadın ticareti yapan, kadınların yanında erkek ticareti de yapan, insan öldüren zehirli gazlar üreten, atom bombasıyla nüfus planlaması yapan  insanları buna iten şey, yetiştiği aile çevresi ve eğitim aldığı kurumlardır.

    Çok Uluslu Şirketlerin başkanının “Dünya, bizim için tek çarşıdır. Bütün başkentlerde bizim mallarımız satılır” sözü Üniversitelerde İşletme fakültelerinde, ders kitaplarına girmiş ve bizim çocuklarımıza da okutulmaktadır.

    1400 yıl önce dünyaya şöyle bir bakmış sevgili peygamberim ve şöyle söylemiş: “Yeryüzü bana mescid kılındı” (Buhari, Sahih, K. Teyemmüm, bab 1)

    Yeryüzünün hem temiz ve temizleyici hem de mescid olduğunu söyleyerek, dünya mescidinin kirletilmemesi gerektiğine dikkat çekerken, camide ibadet yapan bir Müslümana, kötü söz söylenmez, rahatsız edilmez, tokat vurulmaz, omuzuna basılmaz ya işte bu yeryüzünde suçsuz hiç bir insana da hiç bir şekilde haksızlık yapılmaz der.

    Ama, dünyanın her yerini kendisi için tek Pazar gören mantık, Irak’ın Amerika işgali sırasında camide ibadet yapan Müslümanların üzerine camiyi yıkıverir.

    Caminin duvarında tarihi değeri olan bir taşı elde etmek için tarihi camiyi yıkar.

    Halil Cibran’ın anlattığı bir olay vardır, Kral, kızdığı hanımının kafasına kraliyet asasını vurur ve kafasını kırar. Asaya karısının kanı bulaşır.

    Kralın baş danışmanı koşar gelir ve “Ne yaptın efendim, yazık ettin. Atalarından kalan asayı kana buladın” der ve kadının kafasının kırılmasına değil, tarihi asanın kanal kirlenmesine üzülen bir eğitimden geçtikleri için Irak’ta bir buçuk milyona yakın Müslümanı kurşuna diziverdiler ve hala öldürmeye ve öldürtmeye devam ediyorlar.

    Rabbimiz, “Ey Ademoğulları, her mescide varışınızda güzel elbiselerini­zi alınız. Yeyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz. Çünkü o israf edenleri sevmez.” Buyurur.

    Dünyamız, mescid gibi temiz ve güvenli olmalı.

    Dünya büyüklüğündeki mescid içinden her gün beş vakit namazlarımızı kıldığımız camilerimiz ise yeryüzünün en değerli yerleridir.

    Çocuklarınızı cami ve cami avlusuna alıştırınız.

    Bu Ramazan ayında meydana gelen alışkanlıkları diğer on bir ayda devam ettiriniz.

    Ekmek israfı, elektrik israfı, su israfı yapmadığınızdan daha fazla çocuklarınızı israf etmeyiniz.

    Çöpe atılan ekmek israf edildiği gibi, cehennem çöplüğüne ellerinizle attığınız çocuklarınız da israf edilmiş demektir.

    Gönüllerini, İslam inancıyla süsleyin, günlük hayatlarını da o imanın gereği olan İslami hayatla çiçeklendiriniz ki, çocuklarınız cennete layık hale gelebilsin.