ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    11.06.2014


    SERVETİNİZE GÜVENLİK TAKIYOR MUSUNUZ?

    Aklınızı, beden gücünüzü kullanarak tecrübeleriniz doğrultusunda zamanınızı, yani ömrünüzü en iyi şekilde değerlendirmek için çalıştınız.

    Hedefinize ulaşamadınız.,

    Hedefine ulaşan birini tanıyorsanız isterseniz onu bir dinleyiniz.

    Dertsiz adam arayan biri üç ay sonra “Dertsiz adam” diye tanıttıklarını gitmiş ziyaret etmiş, dünyalık isteyeceği hiç bir şey kalmamış gibi gördüğü adama “Senin de derdin var mı? Demiş.

    Baş başa kalmışlar, adamın anlattığı derdi bir dinlemiş ki üç aydır dinlediği dertlerin hepsini toplasanız onunkine denk olmazmış.

    Aklınızı iyi değerlendiriniz.

    Aklınızı siz yaratmadınız. Öyleyse aklı yaratanın kurallarına uygun olarak aklı kullanırsanız aklınızı gavurluk hormondan korumuş olursunuz.

    Bedeninizi de siz yaratmadınız.

    O zaman bedenimiz de yaratanın kurallarına uyarsa iki dünyada rahat eder.

    Zamanımızı da biz yaratmadık.

    Zamanımızı da değerlendirmek için yaratanın günlerde, haftalarda, aylarda, senelerde ve ömürde ne yapmamızı istiyorsa onu yapmamız gerekir.

    Rabbimizin bize lütfettiği her anımız, 365 günün her saniyesinde aldığımız nefesimiz, bizim olmazsa olmazımızdır.

    Nefeslerden keyif almamız ise son nefesimize kadardır.

    Kabirde binlerce yıldır yatanlar nefessiz yatarlar.

    İşte orada karanlık yerin aydınlığa dönmesi, cennetten bir bahçe olması için aklımızı, bedenimizi ve zamanımızı iyi değerlendirip ahirete de yatırım yapmalıyız.

    365 günde her saniyede işlenen iyiliklerin sevabı vardır ama Rabbimiz, bizim daha iyi olmamız için bazı Cuma günü, Kadir gecesi, Ramazan ayı gibi zamanların sevabını daha fazla vereceğini bildirmiş.

    Ramazanın müjdecisi Receb ayı ile Şaban ayıdır.

    Bu iki ay, bizi Ramazan ayına hazırlayan aylardır.

    Hazreti Aişe anamızdan (Allah ondan razı olsun) rivayet edilen bir hadise göre sevgili peygamberimiz, Ramazan ayından başka en fazla oruç tuttuğu ay, Şaban ayı imiş.

    12 Haziran 2014 Perşembe gününü Cumaya bağlayan gece, Şaban ayının 15 inci gecesidir.

    Tirmizi, Nesai, İbni Mace, Ahmet bin Hanbel, Taberani, Beyhaki...gibi hadisçilerimizin farklı kelimelerle rivayet ettikleri hadislerin kelimeleri ayrı olsa da mana aynıdır.

    Hazreti Ali (Allah ondan razı olsun) rivaet ettiği bir hadiste sevgili peygamberimiz şöyle buyurdu: “Şaban ayının yarısının gecesi olduğunda gecesini ibadetle , gündüzünü oruçla geçirin buyurmuş.”

    Çünkü o gece güneşin batışıyla  Allah (rahmetiyle) dünya semasına iner ve şöyle der: af isteyen yok mu af edeyim, rızık isteyen yok mu rızık vereyim, hasta yok mu afiyet vereyim......diye tan yeri ağarıncaya kadar devam eder” (İbni Mace, Sünen, K. Salat, hadis no 1378)

    Mübarek gecelerin gündüzü, geceden sonraki gündür.

    Yani Perşembeyi Cumaya bağlayan gece Şaban ayının 15 inci gecesi olunca Berat gecesinin gündüzü Cuma gecesidir.

    Perşembe günü de oruç tutmanızda bir mahzur yoktur.

    Bu oruç, farz veya vacip olmadığından tutmayanlara yan gözle bakmayınız.

    Tuttuğunuzu ilan etmeyiniz.

    Gecede yürekten Allahtan af talebinde bulununuz.

    Dinimize aykırı olmayan her türlü istekte bulununuz.

    Geceniz hayırlı, bereketli olsun, iki dünyanız güzel olsun, Allah’ın rahmet denizinde tertemiz olunuz ve temiz kalınız.