ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    12.08.2014


     

     

    EĞİTİM SEFERBERLİĞİ

    Dünyamızı güzelleştiren insanların yaptığı yapay şelaleler, ekme ormanlar, ve yapay parklar değildirler.

    Şehirlerimiz için bir güzellik olabilirler ama insanlarımız fırsatını buldukları anda insan eli değmemiş tabii güzelliklerin ortasına kendilerini atarlar.

    Dünya zenginlerinin hepsinin havuzlarını toplasanız bir tek Kara Deniz etmez.

    Bunlar olmasın demek istemem.

    Şehirlerde evlere hapsedilen, gündüz çalışıp akşam hapishaneye dönen mahkumlar gibi bir ömür geçiren insanlarımızın yol boyunca parkları otobüs, tren, metrobüs camından bile görmesi faydalıdır.

    Pazar günleri çocuklarıyla oralara gitmesi de faydalıdır ama dünyamız tabii yapısıyla güzeldir.

    Dünyadaki yönetim şekilleri de aynıdır.

    Tabiatı yaratan Rabbimizin, Lut Gölünden Everest tepesine kadar her yere uygun tabii güzellikler sunduğunu ve ona göre seyyah çektiğini biliyoruz.

    Ve her insanın tabiat manzarası karşısında “Fe Sübhanellah” dediğini de biliyoruz.

    Tabiat kanunlarını yaratan Rabbimizin bu kanunlarına itirazı olan bir tek insan yok.

    Yani suyun içindeki oksijen bir miktar daha fazla olsaydı diyen tek ilim adamı yok.

    Siyasilerden de suyun içindeki oksijenin bir miktar artırmak istiyoruz, “Evet” diyenler beyaz kağıdı atsınlar, “Hayır” diyenler siyah kağıdı atsınlar” diyen de yok dünyada.

    Herkes Tabiat kanunlarından memnun.

    Ama Rabbimizin koyduğu bu tabiat kanunlarından memnun olan insanların yönetici kadrosu, çıkarlarının zedeleneceğini düşünerek Rabbimizin kanunlarından vazgeçip kendi çıkarlarını düzenleyen kanunları halkın oyuna sunarak bir oy farkıyla halka dayatma tarafına gidiyorlar.

    Şimdi seçimi yaptık yatalım havasına girmeyelim.

    Sistem batının çıkarlarına göre ayarlanmış.

    İktidara kim gelirse gelsin buna dur diyecek durumda değil.

    Çıkardığı kanunların hiç birinin Avrupa müktesebatına ve Birleşmiş Milletler beyannamesine aykırı olması mümkin değil.

    O kanunlar da bizi, biz olmaktan çıkarıyor

    Onun için İslami eğitime biraz daha hız vereceğiz.

    Herkes bildiği kadarının eğiticisi olacak.

    “Ben hoca değilim ki” demeyiniz, Kur’an, hadis ve Fıkıh kitaplarından okuduğunuz bir sayfayı dükkanda, dairede, kışlada, karakolda, tarlada, kahvehanede...o günün sohbeti yaparsanız bir kaç senen sonra siz de kendinizi bilginiz oranında yetiştirirken başkalarının da bilgi sahibi olmasına sebep olursunuz.

    Tabiatın her yerinden çiçekler ve çimenler açıp yeşerince tabiat güzel olduğu gibi her insan da İslami bilgileri hayatına da kazandırınca dünyamız güzel olur.