ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    13.02.2013


    BERNA TUNCER VEFAT ETTİ

    Vefat eden değerli insanların ardından yazı yazma adetim yoktur.

    Onları ancak rahmetle anmayı tercih ederim.

    İnsanlara sevgilerimizi, saygılarımızı sağlıklarında sunmayı tercih eder ve tavsiye ederim.

    1965 doğumlu Berna hanımefendi 10 Şubat 2013 günü vefat eder.

    Ben kendisini sağlığında tanımış, komşuluk yapmış ve başarılarını sağlığında takdir ettiğim için vefatı üzerine o yazımı tekrarlıyorum.

    “TANIDIĞIM ÜNSÜZLER” isimli esrime de aldığım bu yazımı buyurun Berna hanımefendinin binlerce özellik ve güzelliklerinden bir kaçını okuyun da siz de öyle olmaya gayret ediniz.

    Yazının başlığı “ZAMANLA YARIŞAN KADIN” idi.

    “Sokak çocuklarına barınak, iş ve aş temini için çok çalıştı ve birkaç tanesinin kurtuluşunu da sağladı.

    Çocuk esirgeme kurumlarındaki çocukları ziyaret ederek onlara hediyeler götürerek bir saatliğine de olsa analık sevgisini tattırmaya çalıştı.

    Değerli eşi, benim okul arkadaşım. Onunla beraber beş tane çocuklarının eğitimine de çok özen gösterdiler. Hem ilmi hem de ahlaki yönde çocuklarına örnek oldular.

    Kızı İmam-Hatip okulunu bitirdikten sonra başörtüsü nedeniyle kızını üniversiteye gönderemedi ama kızıyla beraber açık öğretim fakültesini bitirdiler.

    Çocuklarının yanında kimsesiz kedilere de yardım elini uzattı ve onları çocukları gibi besledi.

    Diksiyon derslerine katıldı. Çok başarılı oldu ve bir radyoda çok sevilen bir programı senelerce başarıyla devam ettirdi.

    Sırpların, batı desteğiyle Bosna’ da katliamlar yaptığı yıllarda, Bosna’ya yardım kampanyalarında aktif görevler aldı, kermesler düzenledi.

    Tezhip kurslarına katıldı. Tezhip sanatının genel hatlarını ve renklerini öğrendi. Bu sanat yolunun çok uzun yıllar alacağını gördü ve kursu bıraktı ama arkadaşları ve hocası tarafından çok çalışkanlığıyla anılmaya devam etti.

    Kendi iş yerlerinin ve çocuklarının bilgisayar ihtiyacını en iyi şekilde karşılamak için bilgisayar kurslarına katıldı ve belgesini aldı.

    Bilgisayarı çok seri kullanabilmek için on parmakla daktilo yazmasını öğrendi.

    Hocam bu kadar zamanı nereden buldu? Demeyin.

    Daha bitmedi. İkindi üzeri evine gelecek komşulara pasta hazırlayamadığından şikayetçi olan komşu kadına da bir tepsi pastayı fırında yaptığıyla gönderdiği bir olur.

    Komşu kadının eşiyle çocuklarıyla beraber yola gideceklerini öğrenirse hemen onlara bir yol yiyeceği hazırlar ve onlar yola çıkarlarken “Yol azığıdır, lütfen kabul ediniz” der ve selametle onları uğurlar.

    Radyodan “Dikkat dikkat…….gurubu kan aranıyor” anonsunu duyduğunda hemen o hastahaneye koşup karşılıksız kan verir.

    Sokak sakinlerinden hastalanan kadınlarla ilgilenir. Hastahaneye gideceklerin, geleceklerin yardımına koşar, hasta ziyaretlerini yapar. Hastahaneden eve geldiklerinde hiç değilse telefonla hatır alır.

    Birinin evi yandı haberini aldığı anda hemen kendi evinden ve komşulardan bir şeyler toplar ve yine bir komşunun arabasıyla oraya koşar.

    Başörtüsü sorununun çözülmesi için her zaman ve zeminde destek verdi. Yürüyüşlere katıldı. Açık oturumlara katıldı. Radyodan yayınlar yaptı.

     Hocam bir kadın bu kadar işi yapacak imkanı olsa bile zamanı bulamaz demeyin.

    O, bu arada seçme şiirlerden birde kendi sesiyle okuduğu kaseti piyasaya sürdü.

    Çok sevdiğim, değerli, başarılı, hareketli, okulda iken hem tiyatro eseri yazan hem de oynayan, mezun olduktan sonra hem öğretmenlik, hem iş adamlığı yapan bir arkadaşımın eşi olan bu hanım efendi, yirmi dört saatinin her anında İslâm’a göre yaşamaya çalışan ve çocuklarını da örnek bir Müslüman olarak yetiştirmeye gayret gösteren bir hanım efendidir.

    Tembel insan ise, akşama kadar yüzünü yıkamaya, ev elbisesini giymeye zaman bulamadan akşam olurmuş ve hiç çıkarmadığı pijamasıyla tekrar yatağa girermiş.

    Çalışana zaman da zeminde bulunurmuş ve de bereketlenirmiş.

    Rabbimiz, İnşirah süresinde zorlukları yenmemizi ve bir işi yaptığımızda hemen bir başka işe sarılmamızı emreder. Bir işte yorulduğunuz zaman başka işe başlayarak dinlenebilirsiniz. Deneyin ama önce Kur’ana kulak verin:

    “Şüphesiz zorlukla beraber kolaylık vardır.

    Elbette zorlukla beraber kolaylık vardır.

    O halde bir işi bitirince hemen (başka işe) sa­rıl.

    Ancak Rabbine rağbet et.” (İnşirah süresi 5,6,7,8)”

    İsterseniz bu sürenin tefsirini benim telif ettiğim “ŞİFA TEFSİRİ” nden bir okuyuverin. İsteme telefonu (0212) 5111085 Cantaş Yayınevi.