ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    14.08.2013


    EDEBİYATÇILARMIZ KUR’ANI EDEBİ AÇIDAN BİR OKUSUNLAR

    Rahman süresini okurken sanki gönlümün beynimden daha fazla olan girdili çıktılı derelerinden cennet ırmakları akar gibi olur ve beni benden alıp görmediğim, bilmediğim diyarlarda dolaştırır.

    O diyarda hep güzeller ve güzellikler vardır.

    Yaşlanma, yorulma, hastalanma, diş sızısı, bel ağrısı, romatizma, tansiyon, şeker gibi hiç bir hastalık yok.

    Elli altıncı ayete geldiğimde “Orada yüzünde göz izi/gözünde yüz izi olmayan eşler var” derken hemen Karacaoğlan’ın, Muhlis Sabahattin Ezgi tarafından bestelenen,

    “Ey benim bahtı yârim, gönlümün tahtı yârim

    Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yârim

    Kalbinde aşk izi var, seni kim yaktı yârim

    Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yârim” şiiri aklıma geliverdi.

    Acaba dedim, Karacoğlan, bu ayetten etkilendi mi?

    Gerçi Arapların en ünlü şairi İmri’ül-kays:

    “O gözü eşinden başkasını görmeyen sevgilinin yüzünde küçücük bir karınca dolaşsa iz bırakır” demiş.

    Nedim ise:

    “Güllü dîbâ giydin amma korkarım azâr eder,

    Nâzeninim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni”

    Yani, Ey benim nazlı yarim, sen güllü ipekli elbiseler giydin amma, korkarım ki, o güllerin dikenlerinin gölgesi seni incitir” demiş.

    Bence İmri’ül-Kays da, Nedim de Karacaoğlan’ın bu konuda topuğuna erişemezler.

    Birinde karıncanın ayak izi, öbüründe güllü elbisenin dikeninin gölgesinin izi, Karacaoğlan’da ise göz izi.

    Değerli hocalarımdan Merhum, Arif Etik beyefendi, “Hastahanede iken İranlı şairlerden Hafız döneminde yaşamış bir şairin yeni bulunan ve yayınlanan şiir kitabını okuyarak vakit geçirirken Nedim’in,

    “Güllü dîbâ giydin amma korkarım azâr eder,

    Nâzeninim sâye-i hâr-ı gül-i dîbâ seni” şiirinin daha önce Farsça olarak söylendiğini gördüm dediğinde,

    Olsun hocam, biz bu ince ifadeyi bu kadar yıl beklemeden Nedim’den öğrenmiş olduk.

    Onun şiirini görmüş de olabilir, görmemiş de olabilir.

    Aynı manayı aynı yılda ayrı diyarlarda söyleyen bir çok insana rastlanmıştır demiştim.

    Edebimizi ve edebiyatımızı düzenleyen kitabımız Kur’an-i Kerimi bir de edebi gözle okuyalım.