ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    14.08.2014


    YILGINLIK YOK, AZGINLIK DA YOK

    Düşmanın çokluğu ve güçlülüğünü gözümüzün önüne getirerek yılgınlık göstermenin anlamı yok.

    Sevgili peygamberimiz, dünyanın en sapa yerinde ot bitmez yurdunda Mekke’de İslam’ı tebliğe başladığında en yakın akrabasından dünyanın en sonundaki zorba devletlere kadar hepsi ona düşmandı ama bu düşmanların hepsini yaratan Allah’ın dinini tebliğ ettiğinden gönlüne korku girmiyordu.

    Müslüman-kafir yedi milyarı yaratanın rahmet dinini taşıyoruz gönlümüzde ve bize düşman olanların cehennemde yanmaması için gönüllerine sürülecek Şehadet merhemini taşıyoruz yüreğimizde..

    Doktorunu öldüren, ilaç şişesini kıran kafirler, akıllarını dünya ile bozanlardır.

    Kesinlikle tedavi edilmeleri gerekir.

    Onların gönlüne Şehadet kelimesinin girmesi için biz, şehadet şerbetini içmeyi en büyük makam kabul etmişiz.

    Bu yola baş koyanların yoluna, şeytan ve şeytanlaşmış insanlar çıkıp makam, servet ve şehvet teklifiyle çıksalar, önden giden örnek ve önderi olan sevgili peygamberi gibi “bir göz açıp kapayıncaya kadar” bile bu yoldan ayrılmamayı tercih ederler.

    Kapalı kapılar arkasında, dünya güzeli bir kadın “Haydi Gel” dese Yusuf aleyhisselam gibi “Allah’a sığınırım” der ve yoluna devam eder.

    Firavun’ un sarayında bir eli yağda bir balda yaşarken Peygamberlik verilince Firavunun sarayında onun kurallarına göre yaşamaktansa çölde özgür yaşamayı tercih eden Hazreti Musa gibi İslam’ın özgürlüğünü tercih ederken Firavunvari kişilerin gücünü hiç gönlünde büyütmez, çünkü Allahü Ekber/En büyük Allah’tır imanına sahiptir.

    Kafirin silahlarından da endişeye kapılmaz.

    Ecel gelmeyince kimsenin onu öldüremeyeceğini, Allah’ın murat etmediği hiç bir zararı kimsenin veremeyeceğini bilir.

    Rabbimiz buyurur: “Eğer Allah, sana bir zarar dokundurursa, O azabı Allah’tan başka gi­derecek yoktur. Eğer sana bir hayır dokundurursa, o her şeye gücü yeten­dir.

    O' kulları üzerinde kahirdir. O, hükmedendir, her şeyden haber­dar olandır.” (En’am süresi ayet 17-18, Yunus süresi ayet 107)

    Bu yolda umutsuzluk yoktur.

    Herkes gücüyle orantılı olarak yaptığının karşılığını alacaktır.

    Buhari’nin haber verdiği bir hadiste sevgili peygamberimiz, hiç ümmeti olmayan peygamberler bahseder.

    O peygamber, görevini hakkıyla yapmıştır. Ona olan sevgi ve saygımız, diğer peygamberlerden az olmadığını her gün yatsı namazından sonra okuduğumuz Bakara süresinin son ayetlerinde “Allah’ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız” diyerek ilan ediyoruz.