ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    16.05.2014


    SOMA FACİASI ÜZERİNE

    Ömrünün baharında yârini yitirenler, ağlayın ama Allah’a isyan etmeyin.

    Ağıtlarınız, dağları gam dumanıyla doldursa, gidenler geri gelmez, ölenler dirilmez.

    Feryadınız bütün yüreklerde yankılandı ve yüreklerimiz yandı.

    Ağlayınız ama isyan etmeyiniz.

    Ölüsüne ağlayan bir kadını gördüğünde sevgili peygamberimiz: “Allahtan kork ve sabret, sabır belanın ilk vuruşundaki dayanmadır” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Cenaiz)

    Dayanınız, Allah’tan dayanma gücü vermesi için dua ediniz.

    Çocuk çığlıkları arşa yükseldi.

    Babaların cansız cesedi çıktı insan yiyen çağdaş kara devin karnından.

             “Bağırarak ağlamayın” demek bize de zor.

    Siyah bedenlerin beyaz kefen giymesi ülkeyi yasa boğdu.

     Kara yüzümüzü gördük şehitlerin yüzlerinde.

    Tedbirsizlik günahıyla karardı yüzlerimiz.

    Siz, bizim yıkıntı şehitlemizsiniz.

    Sevgili peygamberimiz, “Göçük altında kalan şehittir” buyurmuş.

    Asıl siz, bizim kusur günahımızın afvı için hakkınızı helal ediniz.

    Biz, sizi gönlünüz kadar beyaz kefenlerle gömdük kabire.

    Allah, kabrinizi nur, mekanınızı cennet eylesin.

    Uzun sefere çıktılar kefenleriyle.

    Kara yazınız kara yüzde okundu.

    Kara haber, tüm cihana dokundu.

    Havamızda keder kokusu vardı.

    Gam kervanı bütün ülkeyi sardı.

    Ölümü bilmeyen küçük yavruların, gözleri kurudu ağlamaktan.

    Anneler, babalar, eşler, çocuklar, ağlamak, içimizin inceliğini ortaya koyar.

    Sevgili peygamberimiz, oğlu İbrahim küçük yaşta öldüğünde gözünden yaşlar dökülmüş.

    Arkadaşları “Sen de mi ağlıyorsun Ya rasülellah?” dediklerinde  “Evet, göz ağlar, gönül yanar, ama biz, Rabbimizin razı olacağı sözü söyleriz...” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Cenazi)

    Rabbimiz, sabredenlerin ne diyeceklerini bize haber veriyor: “Onlara bir musibet geldiğinde, "İnna lillahi ve inna ileyhi raciuuun/Biz Allah'a aidiz ve elbette Ona dö­neceğiz" derler. “ (Bakara süresi ayet 156)

    Dostların, “Başın sağ olsun” tesellileri gönlümüzü serinletir ama Rabbimizin “Biz, Allah’a aidiz ve elbette Ona döneceğiz” kelamı, yanan yüreklere serpilen  Kevser suyu gibi gelir.

    Sonra sevgili peygamberimizin “Yıkık altında ölen şehiddir” hadisi de kar suyu gibi hem yanan yüreğimizin yangınını söndürür, hem günahlarımızın afvını müjdeler. (Buhari, Sahih, K. Cihad ve Siyer)

    Acınızın üzerine “Şehit oldu” hadisini sarın ve anılarınızı yüreğinize gömün.

    “Yetimime ne olacak” sorusuyla yürek yangınınızın üzerine odun atmayın.

    Çocuğunuzu doğurduğunuz gün göğünüzden süt akıtan yaratanınızın rahmetini düşünün ve “Allah var keder yok” deyin.