ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    18.02.2014


    KOĞUCULARI, KASETÇİLERİ, HASETÇİLERİ ÇIKARIN ARADAN

    Ev hizmetinde çalışacak bir adamla anlaşır evin sahibi.

    Ama hizmetçiyi tanıyan, adamı uyarır ve şöyle der: “Bu adama dikkat et. Koğucudur, yani  laf taşır, laf bulamazsa uydurur”

    Adam teşekkür eder ve yoluna devam eder.

    Hizmetçi, ev sahibinin istediğinden fazlasını vermeye başlar. Elinden her iş gelir. Adam ise böyle bir işçi bulduğundan çok memnundur.

    Bir gün hizmetçi, evin hanımına gider ve çok gizli bir haber vereceğini söyler.

    Hanımda kulaklarını ona anten gibi çevirince hizmetçi zehirli nefesini üfürmeye başlar: “Eşiniz, sizden uzaklaşmaya başladı. Yeni birini buldu. Yakında sizi boşayacak ve onunla evlenecek” der.

    Evin hanımı çare nedir? Deyince, “Siz, onun çenesinin altından biraz kıl kesiniz ve ben onunla sizin için muhabbet tılsımı yaptırtayım da senden ayrılamasın” der.

    Kadın, kocasının boğazından kıl kesmek için bir ustura temin eder ve gece kesmeye karar verir.

    Hizmetçi, hemen evin beyine gider ve hanımının dostu olduğunu, senden kurtulmak için gece boğazını keseceğini haber verir ve dikkat etmesini ister.

    Adam erkenden tilki uykusuna dalar. Kadın usturayı alır ve kocasının çenesinin altına doğru usturayı uzattığında kocası hanımının bileğinden tuttuğu gibi kadının boğazına dayar ve keser.

    Hizmetçi, hem kadının ailesine hem kocanın ailesine haber verir ve iki aileden bir kaç cenaze çıkar.

    Laf taşıyışı kara ağızlara Türkçede “Koğucu” denir.

    Arapçada “Nemmam” denir. Kalem süresinin on birinci ayetinde “Koğuculara itaat etme” buyurur Rabbimiz.

    “Koğuculuk” kelimesinin kökü olan “Koğ” Çağatayca’da kıvılcım anlamına gelir.

    Koğucular, toplum içinde diliyle kıvılcım taşıyanlardır.

    Bir kıvılcım bir ormanı yok edebildiği gibi bir koğucu da yetmiş beş milyonluk bir milleti hasta edebilir.

    Ebu Leheb’in hanımı sevgili peygamberimiz aleyhinde laf taşıyıcılığı yaptığından ve yollarına mayın döşediğinden dolayı “Hammaletel hatab/Odun taşıyıcısı” denmiştir.

    Sevgili peygamberimiz “Koğucu/laf taşıyıcı cennete giremez” buyurmuş. (Buhari, Sahih, K. Edeb, Bab’ün-nemime)

     Tabii tevbe eder o koğuculuktan kurtulursa Allah’ın afvıyla cennete girer.

    Raşid Halife diye bilinen Hazreti Ebubekir, Ömer, Osman, Ali (Allah hepsinden razı olsun)  den sonra gerçek halife olduğu konusunda ittifak edilen Ömer bin Abdülaziz’e adamın biri laf taşır.

    Ömer,  “İstersen araştırayım. Eğer yalan söylemişsen “Hucurat sürsindeki “Fasık biri haber getirdiğinde araştırın” hükmüne girersin.

    Eğer doğru haber getirmişsen Kalem süresinde “Laf taşıyıcılara itaat etme” hükmüne girersin” der.

    Koğucu adam: “Müminlerin emiri, beni afvet de bir daha böyle bir şey yapmayayım” der. (Nevevi, el-Ezkar, Nemime bölümü)

    Mus’ab bin Züheyr: “Koğucuların lafını dinleyen, lafı getirenden daha kötüdür” der. Bu sözün, İmam Şafiiye ait olduğu da söylenir.

    Gizli çekimlerin alıcısı olmazsa satıcısı da olmaz.

    Kötü söz, çirkin görüntü, gizli sırları taşıyanların alıcıları da vericileri de gönül rahatlığıyla yaşayamazlar.

    Her sesi ve herkesi kendileri gibi bildiklerinden herkesin kendisini izlediği, gözlediği ve kaydettiği kuşkusuyla yaşarlar.

    Sevgili peygamberimiz. “Arkadaşlarımdan hiç biriniz diğeri hakkında bana bir şey ulaştırmasın. Ben, sizin yanınıza gönlü selim (hoş) olarak çıkmak istiyorum” buyurmuş. (Tirmizi, Sünen,  Menakıb, Hadis no 4270, Ahmet, Müsned, Abdullah bin mesud maddesi))

    28/08/2014 tarihli, “İSTİHBARAT VE EĞİTİM” başlıklı yazımda Alpaslan’ın kendi halkına yönelik İstihbarat teşkilatı kurmadığını ve gerekçesini Nizam’ül Mülkün haber verdiğini yazmıştım.