ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    18.03.2013


    ÖZ, SÖZ VE HAT SANATI

    Hat sanatımız, Kur’an-i Kerim sayesinde bu günkü makamına ulaşmıştır.

    Her hat eseri, Hattatının ruhunun grafiği olarak çıkar gün yüzüne amma hattatın iç yüzünün kıvrımları da özüne dolan bilgi ve güzelliklere göre gelişir veya geriler.

    Dünyada yaşayan herkesin kalbini, kalıbını, aklını, fikrini yaratan Allah celle celalühün kelamı, ölen, yaşayan ve gelecek olan bütün insanların sözünden daha güzel ve anlamlı olduğundan hattatlarımızın iç dünyasını da en fazla etkileyen Allah kelamıdır.

    Onun için her gün okudukları ve yazdıkları Kur’an’dan bazı ayetlerden herkes yararlansın diye levha haline getirmişler, camilere, evlere, medreselere, üniversite kapılarına, cami kapılarının üstüne, mihrapların üstüne, yani insanların devamlı bulundukları yerlere asmışlar.

    Günümüzde madde, her şeyin önüne geçtiğinden sokaklarımız, trafiğin en yoğun olduğu mekanlara asılan billboardlarda külottan krakere kadar şeyler her gün allı pullu yazılar ve tatlı dilli sözlerle doludur.

    Ben, belki hat sanatının eğitimini ilk defa okullaştıran değerli dostum Hattat Hüseyin Kutlu beyefendiye yazdırdığım ilk hat eserinin altına  “Mü’minler, her sözü duyarlar, en güzeline uyarlar” ayetinin manasını da bir kaligrafa yazdırmış ve ondan sonra kart postal olarak göndermiştim dostlarıma.

    Camide mihrabın üzerine yazılan ayet, namazda Mescidi harama dönüleceğini emreden ayettir.

    Cami avlularının kapılarının üstüne yazılan ayetler Namazın farz olduğunu bildiren ayetlerdir.

    Evlere ve camilere yazılıp asılan “KALPLER, ANCAK ZİKİR/KUR’ANLA TATMİN OLUR” ayeti aslında günümüzde dünyanın bütün Billboardlarında aylarca asılı durmalıdır.

    İnsanlar, Marksın felsefesinden yetmiş milyon insan cenazesi çıktığını gördükten sonra görüşüne sığınacak bir adam bulamadığından korkudan Amerika’nın silahının gölgesini çare olarak görmeye başladı.

    İşte bu ortamda gerçek sığınağın, yaratan olduğu, kraker yerken ölümden dönen insanların gölgesinde yaşamanın faydasız olduğunu anlatan ayetler Nur Borsasına her gün sunulmalı.

    Hattatlarımız, kendilerini ayetlerin önüne geçirmemeli.

    Bazı hattatlarımız öylesine kuralsız, karmaşık ve süslü yazılar yazıyorlar ki kendileri bile okuyamaz hale geliyor.

    “Men amene bilkader, emine minel keder” yazısını “Mez emez balıkdır, emez emez elektir” diye okuyanlar,

    “Ennecatü fissıdk” yazısını “Alaca dana fısdık” diye okuyanlar,

    “Hafızım şu levhayı bir okuyuver” denildiğinde Hafız, “bir tek kelimeyi çıkarabilirseniz gerisini ben okurum” diyenler ve yalnız hat sanatının güzelliğine hayran olup çıkanlar, Hattatı ayet ve hadisin önüne geçirmiş gibidirler.

    Buna da sebep olanlar hattatlarımızdırlar.

    Hüseyin Kutlu hoca efendinin icazetli öğrencilerinden biri “Hocam, bu tür okunamaz süslü yazılar son yüz yıl içinde yazılanlardır.

    Eskimeyen hattatlarımızın eserleri okunabilecek şekilde yazılmıştır. Hocamız Hüseyin efendi de bize açık ve okunabilir şekilde yazmamızı söyler” dedi.

    Boğazdaki saraylardan birinin hat yazılarının fotoğraflanması, okunması, manalarının yazılması ödevi verilmiş güzel Sanatalar Fakültesinde öğrencilerden birine.

    Yirmi beş kadar fotoğrafı bir çok kişiye okutamayınca ilkokulu Elif Ba dan okuyan, tarikat şeyhi de olan bir zata okuması için vermiş.

    Benim vaazları on beş yıl hiç kaçırmadan dinleyen bu zat bir gün bana bu fotoğrafları verdi ve okuyuvermemi istedi.

    Ben de okuyamadım ama fotoğrafların bende kalmasını istedim.

    Fotoğraflardaki yazılardan birinden bir tek kelimeyi okumayı başardım.

    Busiri’nin Kasidesinden olduğunu anladım.

    Kasideyi açıp o kelimeyi bulunca öncesi ve sonrası okunuverdi.

    On iki beyit kasideden alınarak yazılmış.

    Milleti bu kadar yormanın anlamı yok.

    Bankaya dönüşen Finas kuruluşarı da hat sanatı yarışmaları açtıklarında bilirkişi olarak yönetim kurulu başkanlarını bulundurmasınlar.

    Onlar, görüntüye değer verdiklerinden en okunamaz yazıyı seçiyorlar.

    Milletin önüne çıkacak bir yazıda öz, söz ve yazı bir araya gelir.

    Özü öne almalı, sözü ona göre ikinci dereceye yerleştirmeli öz ve sözü güzel gösteren yazı, öz ve sözün biraz gerisinde onları öne çıkaracak şekilde olmalı.

    Sergiler açıldığında, hat eserinin yanı başında o ayet ve hadisin manası da kesinlikle yazılmalıdır ki öz öne çıkarılmış olsun.