ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    18.07.2013


    KUR’ANLA KONUŞANLAR

    İÇKİ SOFRASINDAKİNE UYARI

    Günaha girenler, Allahtan ümit kesmesin, ibadetle meşgul olanlar, kendilerini garantili görmesin.

    Kur’ani Kerim’de nice zalim ve kafirlerin imandan sonra tevbe ettiklerinde afvedildiklerini haber verir.

    Bilinmez, belki günahkarın pişmanlık iniltisi, tesbih çekenin şıkırtısından Allah katında daha makbuldür.

    Biz, günahlarımızın afvını istemek için her günahkarın o günahtan vazgeçmesi için yollar arayıp uzaklaştırmaktır.

    Günahın her çeşidini işleyen bir Müslümanı, hiç bir zaman kafire kaptırmamaya dikkat edelim.

    Her kafirin canının cehennemde yanmaması için de kalbine İslam inancını yerleştirmeye gayret gösterelim

    Hiç bir insanın ahiretteki durumu için karar vermeyelim.

    Kafirler Cehennemdedir, Müminler cennettedir” deriz ama peygamberler ve onların haber verdikleri hariç hiç bir kimse için o cennetlik veya cehennemliktir demeyiz.

    O karar yalnız Allaha aittir.

    Basra körfezinde seyreden bir geminin üzerinde Basra’nın eşrafından bir adam, sofranın başında şarap içiyor, güzel sesli bir kadın da ona hem Ud çalıyor hem türküler söylüyordu.

    Gemide fakir ama dinine çok bağlı bir delikanlı vardı.

    Şarap içen adam, o delikanlıya: “Sen de böyle güzel bir şey söyleyebilir misin?” dedi.

    Güzel sesli delikanlı- Ben onda daha güzel söylerim” dedi ve başladı: “De ki: "Dünya malı azdır. Al­lah’tan sakınanlar için âhiret daha hayırlıdır. İplik kadar dahi haksızlığa uğratılmaya­caksınız."

     Nerede olursanız olun, velevki yükseltilmiş burçlarda olun, ölüm size ulaşır.” Ayetini okur. (Nisa süresi ayet 77-78)

    Adam, elindeki kadehi denize attı ve bu benim işittiğim en güzl şeydir, başka var mı? “De ki: "O hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, di­leyen kâfir olsun. Biz, zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, duvar­ları onları kuşatmıştır. Eğer su ister­lerse yüzleri haşlayan erimiş maden gibi su ile yardım edilir­ler. O, ne kötü içecek ve ne kötü bir sığınaktır.” (Kehf süresi ayet 29)

    Adam, şarabın geride kalanını da döktü denize, Udu kırdı ve “Delikanlı, benim için bir kurtuluş var mı? Dedi.

    Genç adam: De ki: "Ey kendilerini israf eden kullarım, Al­lah'ın rahmetin­den ümit kes­me­yin. Şüphesiz Allah, bütün günahları afveder. Muhakkak O bağışla­yan­dır, mer­ha­met edendir.” (Zümer süresi ayet 53)

    Genci dinleyen adam, avazı çıktığınca bağırdı ve orada öldü. Gemidekilerde ona bakıyordu. (Vahıdi, Katlâ el Kur’an’dan naklen Letaif-ül Meazrif 1/370)