ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    20.05.2013


     

    BATIDA ÖZGÜRLÜK VAR MI?

    Ben “Batıda özgürlük yoktur” desem

    Sözüme itiraz eder gibi olduğunuzu biliyorum.

    Siz de haklısınız.

    Batıda, yazarlar, çizerler, tiyatrocular, sinemacılar, konuşmacılar, özgürce yazarlar, oynarlar, konuşurlar, kimsenin gıkı çıkmaz.

    Cumhurbaşkanlarını, Başbakanları, Bakanları, Sanatçıları....dilediğiniz gibi tenkit edebilirsiniz.

    Yerden yere vurabilirsiniz.

    Sokaklarda kadınlar ve erkekler kendilerini satarak geçimlerini sağlayabilirler.

    Vergilerini ödedikleri zaman diledikleri haltı işleyebilirler.

    Daha da ileri gidip Hazreti İsa’yı en kötü şekilde göstererek alaya alabilirler.

    Kilisede Allah’ın oğlu olarak saygı gösterirler, gazete ve televizyonlarında en aşağılık bir şekilde tasvir edebilirler.

    İncil’le dalga geçilebilir.

    Kendilerince kutsal olan her şeye saldırma özgürlüğü var.

    Yaratılmışların tamamına, Alemlere rahmet Hazreti Muhammed sallallahü aleyhi ve selleme, alemlerin Rabbinden getirdiği Kur’an-i Kerimine de saldırı özgürlüğü olduğu gibi saldıranlar, Cumhurbaşkanlarının, Başbakanlarının özel koruma kanatları arasına alınırlar.

    Sırtları sıvazlanır.

    Vatikan’daki papa, en adi bir şekilde yazılır ve çizilir, özgürlük adına kimse bir şey yapamaz.

    Viskiden Rakıya kadar, Votkadan şarabın her çeşidine kadar her yerde içilebilir, satılabilir, meyhane açılabilir, insanlar genç yaşta zehirlenebilir.

    Önemli değil çünkü hastanelerde yeni doğumlarla hasta edilecek çocuklar doğuyor.

    Ancak üç konuda ağızlarını açamazlar, kalemlerini oynatamazlar:

    İbnelerin, köpeklerin ve Yahudilerin aleyhine konuşamazlar, yazamazlar, ima dahi yapamazlar.

    Anadan doğduğu gibi çarşıda yürüyebilir, sanat adı altında her naneyi yiyebilir ama,

    İbnelerin, köpeklerin ve Yahudilerin aleyhine konuşamazlar, yazamazlar, ima dahi yapamazlar.

    Kiliselere gidenler çok azalsa da henüz satışa çıkarılmayan kiliselerde muharref İncil’den Hazreti İsa’nın Yahudiler hakkında kullandığı şu ifadeler okunmaya devam ediyor: “Siz ey yılanlar, siz ey engerek nesli! Cehennem hükmünden nasıl kaçacaksınız? Bunun için işte, size peygamberler, hikmetli adamlar ve yazıcılar gönderiyorum; siz onlardan bazılarını öldürecek ve haç’a gereceksiniz; ve bazılarını havralarda dövecek ve şehirden şehire kovacaksınız ki, salih olan Habil’in kanından, ma’betle  mezbah/kesimhane  arasında öldürdüğünüz  Barahiya oğlu  Zekariyya’nın  kanına kadar, yeryüzünde dökülen her salih kan üzerinize gelsin. Doğrusu size derim: Bütün bu şeyler bu neslin üzerine gelecektir.” Demiş.

    Bu bölüm şu anda  bütün dünya kiliselerinde;  Katolik, Ortodoks  ve Protestan ayırımı yapılmadan  okunmaya devam eden Matta incilinin 23/33-36 dan alınmıştır.

    Bu bölümü okuyan papazlar şimdilik cezaya çarptırılmıyorlar ama ibnelerin aleyhinde konuşma yapana Diyanet görevlisi Hollanda’dan sınır dışı edilir.

    Böyle gülünç duruma düşen batı, bizim neyi nasıl yapacağımızı öğretmeye çalışıyor ve Türkiye’deki gözlemcileri aracılığıyla neler yaptığımızı ve hangi kanunları çıkardığımızı denetleme tarafına gidiyor.

    Kendisi batarken bizi de batırmak için özel gayret gösteriyor.

    Bizimle onlar arasındaki fark, biz, bize düşman olanların da Müslüman olmalarını her türlü ahlaksızlıktan, fuhuştan, uyuşturucudan uzak olmalarını istiyoruz.

    Bu konuda malımızı ce canımızı ortaya koyuyoruz, onlar ise Mali’de, Somali’de, Filistin’de, Irak’ta, Suriye’de, Çeçenistan’da, Türkiye’de teröre verdikleri destekle.... kendilerine şifa olacak ayetleri gönlünde saklayanları öldürmekle meşguller.

    Biz, gönlümüzde sakladığımız Kur’an ayetlerini toplumların ilacı olarak sunmaya, kabul edenlerin kurtulduğunu göstermeye başlayalım.

    Rabbimiz yardımcımız olsun.