ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    22.08.2013


    KRALLAR DA KURTULACAK ZİLLETTEN

    Hani bir hikaye vardır, kısaca özetleyeyim: Köylünün güzel atının namını duyar kral.

    Atı satın almak için köye gider.

    Köylü, müsafirlerini gücü oranında ağırlar.

    Kral, atı satın almak istediğini söyleyince köylü, atın satılık olmadığını söyler.

    Ağırlığınca altın vereceğini söyler kral.

    Köyde paranın geçerli olmadığını, evde altını koyacak yer bulunmadığını ve atı satamayacağını anlatır.

    Kral, iyi bir insanmış ki, zorla almaz.

    Kral, köyü terk edince köylüler, ayağına gelen nimeti teptin. Kral bu atı alır” derler.

    Köylü, “Sizin söyledikleriniz yorum, bir gerçek var ki atı ben satmadım, kral da zorla almadı” der.

    Bir kaç gün sonra kırda yayılan at kaybolur.

    Köylüler, “Atı kral aldırdı” derler.

    Köylü, “o sizin yorumunuz, gerçek olan atın kaybolması” der.

    Aradan bir kaç gün geçer, köylünün atı, yanında on kadar sahipsiz Yılkı atıyla ahıra döner.

    Köylüler, “Sen haklı çıktın, bir at, on bir oldu, senin için çok iyi oldu” derler.

    Köylü, “Benim için iyi mi oldu, kötü mü oldu belli değil. Bir gerçek var ki at bir iken on bir oldu” der.

    Bir gün köylünün oğlu atları yemlemek için ahıra indiğinde yeni atlardan birinin tekmesiyle ayağı kırılır.

    Köylüler, yine sen haklı çıktın. Bu atlar senin için hayırlı, uğurlu gelmedi.” Derler.

    Köylü, “Hayırlı mı, hayırsız mı belli değil. Belli olan oğlumun ayağının kırılmasıdır” der.

    Derken kral, düşman ülkeye savaş açar ve 18 yaşın üzerinde olup sıhhatli olanları askere alır.

    Köyün bütün delikanlıları giderler, ayağı kırık delikanlıyı almazlar.

    Köylüler, yine sen şanslı çıktın, oğlunu kesin bir ölümden kurtardın” derler.

    Köylü, “Şanslı mıyım, değil miyim bilinmez. Bir gerçek var ki o da oğlumun askere alınmaması” diye cevap verir.

    Hikaye uzun.

    İsterseniz hikayeyi siz de uzatabilirsiniz ama hikayenin özü: Yoruma tabi olmadan gerçeğe göre hareket etmektir.

    İran’da merhum  Humeyni ile Şah üzerine çok komplo teorileri okudunuz.

    Hepsinin doğru ve yanlış tarafları vardır ama bir gerçek var ki, Şah döneminin Müslümanlığından daha sağlam bir Müslümanlık öğrenilmeye ve öğretilmeye geçildi.

    Zalim Esedler döneminde Mücahidlerin direnişi üzerine  de yine bir çok senaryo üretiliyor ama bir gerçek var ki Baba Esed’den bu yana Müslümanların ilk defa başarılı direnişi bu direniştir ve inşaalah başarılı olacaklardır.

    Mısır’da eksen yıllık İhvan hareketi ilk defa siyaseten de başarılı olmuşlar ve bu başarıyı engellemek için batı bütün gücüyle kendi demokrasi putunu yiyerek hayatını devam ettirmeye çalışıyor.

    Cezayir’de 1830 yılından beri Fransız işgali altında direnen Müslümanlar, yüzde seksenle iktidara geldiklerinde yine demokrasi putlarını yeme pahasına yönetimi Müslümanlara bırakmamışlardı ama her geçen gün Cezayirlilerin İslam’dan başka kurtuluş yollarının olmadığını batılılar baskılarıyla onlara anlattılar.

    Bir gerçek daha var ki, bu gerçek çok daha önemli, İslam alemindeki kralların, kuklaların, diktatörlerin hepsi, yönetimin başında olmaları nedeniyle kendilerini arkadan destekleyenlerin arkada ne yaptıklarını anladılar ve bu günlerde karar verme aşamasına geldiler.

    İnşaalah, adı kral kendi köle olma durumundan kurtulurlar ve Hakkın koyduğu kurallara göre hareket edecek, halkın sesi olacak insanların yönetime gelmesi için Hazreti Ebubekir’le başlayan seçime gitmenin önünü kendileri açarlar da kafirin kulu olma zilletinden kurtulup Allah’ın kulu olma izzetini tercih ederek özgürlüğü seçerler.