ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    23.08.2013


     

    UMUTSUZ OLMAYA SEBEP YOK

    Allaha iman eden ümitsiz olmaz.

    Çünkü her an hiç hesap etmediği yerden yardımın geleceğine inanır.

    Yolumuzun kılavuzu sevgili peygamberimizin hayatı ve bütün peygamberlerin hayatı bizim örneğimizdir.

    Tek başına başladığı tebliğ görevinde bir kadın Hatice anamız, bir çocuk Hazreti Ali, bir arkadaş hazreti Ebubekir ve hazreti Ömer. (Allah hepsinden razı olsun)

    Beş kişiyle yola koyulduğunda kimse ona ve beş arkadaşına şans tanımıyordu.

    Yalnız kendi imkanlarını görüp ona güvenenler hep ümitsiz kalmışlar ve perişan olmuşlardır.

    Rabbimiz, (Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin” buyurmuş. (Zümer süresi ayet 53)

    İmanımız olur da itimadımız olmazsa Allah’ın yardımı gelmez.

    Yürekten inanarak, onun koyduğu kuralları uygulayan ve onun yolundan geri adım atmayanlardan hiç bir kimse  yardımsız bırakılmamıştır.

    Kendi görüşünü kendine kandil yapan, onu insanlara dayatan, kendi imkanlarından başkasına güvenmeyenlerin Allahtan yardım beklemeleri de şaşkınlıklarının eseridir.

    Hiç bir inasnın akıl kıvılcımları bütün insanlığı aydınlatacak kadar güçlü değildir.

    Bütün akılları ve güç ve kuvvetleri yaratanın nuru ve gücü karşısında denize damla kadar bile değildir.

    “Bana göre” kitabından din bilgisi almadan, Rabbin kitabı Kur’an ile onun elçisi Muhammet aleyhisselamın çizdiği sünnet yolunda yürüyenlerden bu güne kadar mahrum olan olmamıştır.

    İddiama delil mi istiyorsunuz, buyurun Kur’an-i kerimi okuyun.

    Orada Nuh aleyhisselamın başarılarını, Hud, Salih, İbrahim, İsmail, Lut ....Musa, İsa aleyhisselamların ateşle denendikten sonra, sellerle, denizlerle, denendikten sonra Allah’ın yardımının geldiğini göreceksiniz.

    Rabbimiz, mümin insanları tarif ediyor:

    “Onlara (müminlere), insanlar: "Şüphesiz düşmanınız olan in­sanlar, sizin için kuv­vetle­rini topladılar. Onlardan korkunuz" dedi de, bu onların imanını artırdı ve onlar: "Al­lah bize yeter o ne güzel ve­kildir" dediler.” (Al-i Imran süresi ayet 173)

    Dünyanın ve yedi kat semanın bütün gücünü toplasanız, bunların hepsi Allahın “Ol” demesiyle oluvermiştir.

    Onun için dünya üzerinde karın misali dolaşan kafirlerin kuduz köpek gibi ısırmasından hiç bir Müslüman korkmaz.

    Mehmet Akif Ersoy merhum,

             “Bilmiyorlar ki bu şiddetlerin olmaz hükmü:

                                                                                      Göz yılar önce, fakat, sonra kanıksar ölümü.

                                                                                      Sanıyorlar kafa kesmekle, beyin ezmekle,

                                                                                      Fikr-i hürriyyet ölür. Hey gidi şaşkın hazele!

                                                                                      Daha kuvvetleniyor kanla sulanmış toprak:

                                                                                      Ekilen gövdelerin hepsi yarın fışkıracak!” deyivermiş.

    Sırpların batı destekli saldırıları esnasında Türkiye’ye Bosna'dan gelen bir profesörümüz “70 sene komünist rejim altında dinden uzaklaştırıldık. İsmen Müslüman’dık ama birçok şeyi inkâr ediyor­duk. Ancak Sırpların, Amerikan silahları, Alman uçakları, Fransız plan­ları, İngiliz yardımlarıyla üzerimize saldırmasıyla bizimkiler aslına dön­dü ve aslanlaştı” diyordu.

    “Batı destekli” sözüme alınmasın bazı iyi niyetli insanlarımız.

    Bu sene Hollandalı askerlerin denetimi ve gözetimi altında on binlerce Müslümanın katledildiğinin görüntüleri ulaştı Lahey Adalet divanına.

    Fidanlar fışkırdı.

    Çiçek verdi, meyveye durdu.

    Bahar gelince dünyanın bütün zalimleri bir olsalar, dünyanın tamamına kezzap akıtıp baharın gelişini engelleyemezler.

    Çiçeklerin açmasını, böceklerin uçmasını durduramadıkları gibi,

    Güneşin doğuşunu engelleyemedikleri gibi,

    İslam nurunun bütün gönüllere doğmasını da engelleyemeyeceklerinin en güzel delili her geçen gün kendi ülkelerinin insanlarının bu kadar kötü propagandaya rağmen Müslüman olmalarıdır.