ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    25.06.2014


    RAMAZANDA ÖLÜ ETİ YEMEYELİM

    Dede, torununa nasihat ederken: “Yavrum, gıybet sofrasına oturmaktan sakın. Gıybet yapmak, serçe eti yemek gibi bir şey. Tatlıdır ama doyulmaz. Acısı cehennemde çıkar.” Der.

    Ramazan ayı geliyor. Kur’an-i Kerim okumanın zirveye çıktığı aydır Ramazan ayı.

    Ağzınızı bir müddet nur kanalı yaptıktan sonra kir kanalına dönüştürmeyin.

    Gecelerin kısa, gündüzlerin uzun olduğu yaz mevsimindeyiz.

    Fakirlerin yakınına yaklaştırılmadığı lüks iftar sofralarından sonra gıybetle geviş getirme merasimlerine katılmamaya dikkat ediniz.

    Kimlerin Cumhurbaşkanı adayı olduğu belli olduktan sonra hiç birinin geçmiş defterlerini açmamaya, tellak gibi kirlerini gözünün önüne yuvarlamamaya dikkat ediniz.

    Türkiye’de ve tüm dünyada İslami hizmet veren hiç bir gurubun aleyhinde tek kelime söylemeyiniz.

    Akşamdan sabaha kadar tartışmalı dedikodularınızın kaç yıldır devam ettiği halde etkili olamadığınızı gördüğünüz halde Ramazan ayı boyunca aynı dedikodulara dalmamaya dikkat ediniz.

    İslam’ın dışında bir sistem kabul etmediğimiz için kabul etmediğimizin tartışmasına da gerek yok.

    “Ben, oyumu vereceğim” diyen kardeşim, kararını vermişsin, oyunu da ver ama değerli zamanını dedikodu ile geçirme.

    Bu Ramazan ayının tamamı Cumhurbaşkanı seçimi tartışmalarıyla geçeceğe benziyor.

    Bizim gıybetlerimizin de sonuca hiç bir etki yapmayacağına göre biz, bu “Uydum kalabalığa” arabasına binmeyelim.

    Fakirlerin kabul edilmediği israf sofralarında arzı endam etmemeye dikkat ettiğimiz gibi, dostlar arasında kurduğumuz sofralarımızı da ölmüş kardeşimizin etini çiğnemekle eş tutulan gıybetlerle sevap uçurma merasimine dönüştürmeyelim.

    Rabbimiz, Hucurat süresinde, gıybeti ölmüş kardeşinin etini yemek gibi kötü olduğunu haber verir.

    Mümkinse dedikoduları engelleyelim.

    Rabbimiz: “Onlar, yalana şahitlik yapmazlar. Boş lakır­dıya uğra­dıkla­rında iyilikle geçip giderler.” Buyurarak Müslümanların lakırdıya iltifat etmeyeceğini haber verir. (Furkan süresi ayet 72)

    Mü’minun süresinin 3 üncü ayetinde Müminleri tarif ederken “Onlar, boş şeylerden yüz çevirirler.” Diyor.

    Buna layık olmak yeryüzünde yaşayan tüm Cumhurbaşkanlarının, zenginlerinin, sanatçılarının iltifatına layık olmaktan trilyon kere trilyondan daha değerlidir.

    Gerçek Mümin ve Müslüman olmak için Ramazan ayını kamp gibi kabul edelim ve yeme içmemize sınır getirdiğimiz gibi ilmimizi, zikrimizi, fikrimizi, İslami hareketlerimizi diğer on bir aydan bir kat daha fazla yapmaya gayret gösterelim.

    Ağzımızdan çıkan kelimelerin hayırlı olanları daha fazla olmalı.

    Kulağımızdan giren sözlerin çoğunluğu Allah kelamı, Peygamberimizin hadisleri, büyüklerimizin kibar sözleri olsun.