ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    25.11.2013


    KENTSEL DÖNÜŞÜM ZORBALIĞI

    Sevgili peygamberimiz, Mekke’de on üç yıl kaldığı süre içinde inen ayetlerin çoğunluğu insanları inkardan imana, bedevilikten medeniliğe dönüştürmeye yöneliktir.

    Medine’ye hicretten sonra yasa olacak ayetler nazil olmaya başlar.

    Yani önce insan eğitilir, sonra o yasaları uygulayacak kanunlar koyulur.

    Önce kanunlar koyulursa, o kanunları uygulayacak olan insanlar, yetiştirildikleri kalıba göre uygularlar.

    Terazi ne kadar doru olursa olsun, terazinin başına oturan insan, terazinin ayarını bozarak kendi çıkarına göre onu ayarlar.

    İnsan ne kadar doru olursa olsun, terazi bozuk olursa yanlış tartar.

    Sevgili peygamberimiz, önce insanı eğitmiş, sonra Rabbin koyduğu kurallara göre yönetmiş.

    2013 yılında, Üniversitesini bitirmiş, Belediye başkan yardımcılığı görevine de getirilmiş bir insan,  yani çağdaş kültürü almış bir insan belediye adına bir siteye randevulu olarak geliyor ve site sakinlerine:

    -Burayı yıkıp yeniden yapacağız.

    Site sakinleri - razı olmazsak?

    -Üniversiteden bilirkişi çağırır depreme dayanıksızdır raporu alır yıkarız.

    Site sakinleri – O zaman kendimiz istediğimiz bir şirkete veririz.

    -Bizim istemediğimiz hiç bir şirket buraya giremez.

    Site sakinleri—Girerse?

    - O zaman beş kattan fazlasına ruhsat vermeyiz, onun için giremez. Biz yaparsak yirmi kat veririz.

    Site sakinleri – Bilirkişi “Sağlamdır” raporu verirse...

    - O zaman istimlak ederiz. Siz bilirsiniz. Bundan sonra bir daha gelmeyeceğim, gereği yapılacaktır.

    Hazreti Ömer’in Yemen’den Buhara’ya kadar şu anda yirminin üzerinde ülkeyi yönettiği bir zamanda Medine’de Mescid-i Nebevi Müslümanlara dar gelmeye başlayınca genişletme kararı alır.

    Mescidin etrafındaki evleri satın almaya başlar.

    Peygamber efendimizin Amcası Abbas’ın da evi var orada.

    Hazreti Ömer, Abbas’a (Allah ikisinden  de razı olsun) evini satmasını teklif eder ve üç alternatif seçenek sunar:

    1-Hazineye satıp parasını alması,

    2-Hazineden yer beğenip oraya evini yapmasını,

    3-Evi, mescide bağışlamasını teklif eder.

    Abbas, üçünü de kabul etmeyeceğini söyleyince Ömer, bir Hakem seçmesini söyler.

    Übeyy bin Ka’ab’ı seçer ve ona durumu anlatırlar.

    Übeyy de “Allahın Rasülünden işittim, Allah, Davud peygambere vahy ederek Allah için bir mescit yapmasını ister.

    Davud alyhiselamın da çizdiği planın içinde İsrail oğullarından birinin evi vardır.

    Satması için teklif götürür, adam evini satmaz.

    Davud’un içinden evi zorla almak geçer.

    Rabbimiz “Sen, benim evime gasp edilmiş bir evi mi katmak istiyorsun, gasp banim şanıma yakışmaz. Senin cezan bu evi/mescidi yapmamaktır” der.

    Davud aleyhisselam: Çocuğum yapsın” deyince Rabbimiz “Çocuğun yapacak” der.

    Ömer, Übeyy’in yakasından tuttuğu gibi Mescide getirir. Mescidde bulunan ashaba durum anlatılır ve bu hadisi bilenin olup olmadığı sorulur.

    Ebu Zerr’ini-l Ğıfari de bu hadisi işittiğine şahitlik yapar. Ömer, Übeyy’in yakasını bırakınca Übeyy: “Beni hadis uydurmakla mı itham ediyorsun?” diye sorunca Ömer: “Hayır, vallahi bu hadisin gizli kalmaması, açığa çıkması için yaptım” dedikten sonra Abbas’a döner ve “Bir daha evini sat teklifinde bulunmayacağım” der.

    Abbas da “Evimi karşılıksız bağışlıyorum” diyerek başkanın da başının bağlı olduğu hukukun üstünlüğünü ortaya koyar. (Hadis, kısaltılarak yazıldı. İbni Sa’d, Tabakat 4/21, İbni Asakir, Tarihu Dımışk 26/370)

    Çağımızda ise hukuku güçlüler yaptığından, hukukun üstünlüğü, zayıflar üzerinde sağlanır.

    Çağımızda ise hukuku güçlüler yaptığından, hukukun üstünlüğü, zayıflar üzerinde sağlanır.

    Anlatılan bir çok zorbalık var ama bu anlattığımı dört ayrı adamdan dinleyerek doğrulattığım için yazdım.