ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    26.02.2013


    MÜSLÜMAN’IN KAYBETME SORUNU YOKTUR

    Yeryüzünde tek başına kalsan, yine de cennete doğru yoluna devam edeceksin.

    Servetini kaybetsen, Ebu Zerr (Allah ondan razı olsun) gibi İslam’ı yaşamaya, yaşatmaya, yöneticileri uyarmaya devam edeceksin.

    Sağlığını kaybetsen hastahanede yatak arkadaşlarına, doktorlara, hemşirelere, temizlik çalışanlarına karşı Müslümanca davranacak ve örnek olacaksın.

    Oda arkadaşlarına gücün oranında yardım edeceksin.

    Kolların ve ayakların çalışmasa başınla ima ile namazı kılacaksın.

    Biz, gücümüz oranında sorumluyuz.

    Dinime düşman olanların hepsini toplasanız Rabbimin gücünün trilyonda biri kadar olmaz.

    “Ben Rabbimin yolunda oldukça kimse bana zarar veremez” diyerek yürüyene kimse zarar veremez.

    Eceli gelmişse öldürürler şehit olmasına sebep olurlar.

    Malına el koyarlarsa yükünü hafifletirler ve cennete doğru koşmasını kolaylaştırırlar.

    Yeryüzünde Kur’anın tarif ettiği şekilde ikinci bir adam bulursan, gönül terazinin bir tarafına onu öbür tarafına bütün kafirleri koyup tartma.

    Terazide bile tartmaya kalkmak onun gavurluğuna değer vermek olur.

    Ama benden başka onu destekleyen yok vesvesesine kulak asma.

    Sevgili peygamberimize peygamberlik verildiğinde Hazreti Hatice, Hazreti Ebubekir, Hazreti Ali, Hazreti Zeyd böyle düşünmediler ve Peygamberimizin yanında yer aldılar.

    Mekke’de çoğunluğun yanında yer almadılar, doğrunun yanında yer aldılar.

    1969 seçimlerinde Konya’dan aday olan Merhum Necmeddin Erbakan’ı biz, tanımıyorduk.

    Ama tanıdığımız değerli bir adam, Rifat Boynukalın onu tanıyordu.

    O bize tanıttı Erbakan merhumu.

    Teknik Üniversitede hocası olduğunu, dört yıllık zaman içinde dini yönden tek yanlışını görmediğini söyledi ve biz de bir kaç arkadaşla beraber desteklemeye karar verdik.

    Bu kararımızdan sonra bir çok arkadaşımız Demirel’den ayrılmanın zararlarını anlattı bize.

    Yaşım küçük olması nedeniyle hiç Demirelci olmamıştım, ama Demirelci dostlarım vardı.

    Onlar bizi vazgeçirmek istiyorlardı.

    Erbakan hocanın Demirel’den daha dindar olduğunu söylüyorlar ama bu zamanda nasıl olsa kazanamayacak birine oy verilerek İsmet İnönü’ye verilmiş sayılır mantığıyla bizi etkilemeye çalışıyorlardı da kulağıma gitmiyordu.

    Merhum Erbakan’dan önce eski Diyanet İşleri Başkanı İbrahim Elmalı Konya’dan tek başına aday olduğunda da oy kullanma yaşında olmamama rağmen onu desteklemiştim.

    Tek kişi ben verecek olsam da doğru bildiğimin yanında olurum.

    Yüz kiloluk sütün içine yirmi gramlık yoğurt attığınızda akşamdan sabaha kadar o yüz kiloluk süt yoğurda dönüşür.

    “Tek kişi ne olacak” demeyin. Azlığınıza bakarak umutsuzluğa kapılmayın.

    Her seçim sonrasında merhum Necmeddin Erbakan’ın konuşmasını hatırlayın.

    “Bu seçimi Allah’ın izniyle biz kazandık” diyordu.

    En az oy aldığı, basının kendisiyle alay ettiği zamanda bile “Biz kazandık” diyordu.

    Siyasetini, sıhhatini, servetini, şöhretini, makamını, rütbesini Allah yolunda araç yapan adamın kaybetme sorunu yoktur.