ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    28.03.2014


     

     

     

     

     

    DEVRİLEN DEVLETLERİN ORTAK HASTALIĞI

    Sevgili peygamberimiz, “Yakında sizde de geçmiş ümmetlerin hastalığı depreşecektir” buyurmuş.

    “O nedir ya Rasülellah?” dediklerinde,

    “Oburca yemek, şımarıklık, dünyalık toplama yarışına girerek bir birinizle çekişmek, birbirinize hased etmek, birbirinizden tiksinmek, buğz etmek, nefret etmek, işte bu buğz dini kökünden kazır. Muhammedin nefsi elinde olan Allah’a yemin olsun ki birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız. Nasıl seveceğinizi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız” buyurmuş. (Ebu Davud hadis no 4903)

    Yanlış yapan kardeşimizin kulağına yanlışı tatlı bir dille hatırlatacağız.

    Dinlemezse nasihata devam edeceğiz.

    Yine de dinlemezse üç günü geçmemek şartıyla küseceğiz.

    Yine de vazgeçmezse elimizle o kötülüğü yapmasını engelleyeceğiz.

    Ona da gücümüz yetmezse bundan memnun olmadığımızı, Allah için buğz ettiğimizi kendisine bildireceğiz.

    Bu işlemleri yaparken bu kardeşimizin yanlışını bir başkasına aktarmayacağız.

    Böyle bir iş yapıyorum havalarına girmeyeceğiz.

    Bu işi yaparken yanan bir yürekle yaparsak karşı tarafta etkisini gösterir.

    Kur’an-i Kerimin son süresi olan Nas süresinin son ayetinde Rabbimiz, bizim vesvesecinin şerrinden Allaha sığınmamızı istemektedir.

    Müslümanlar hakkında basın-yayın yoluyla bize kötü haberleri çığlıklarla duyuran çağdaş vesvesecilere kulak vermemeye dikkat edelim.

    Şeytan ve şeytanlaşmış insanlar aramıza düşmanlık tohumları ekiyorlar.

    O kötü tohumların çimlenmesine izin vermeyin yoksa kendi içiniz kirlenecek.

    Sevgili peygamberimiz, buğzun da genlerden geçebileceğini haber verirken “Sevgi veraset yoluyla geçer, buğz da veraset yoluyla geçer” buyurmuş. (Taberani, Mucem-i Kebir, hadis no 507)

    Genlerimizde buğz vardır.

    Onun bize faydası vardır.

    Haramlardan tiksinmemiz, içimizdeki buğz nedeniyledir.

    Nefsimizin sevdiği haramların boğazdan geçmesini engelleyen gümrük memuru Rabbimizin bize lütfettiği buğz nimetidir.

    Biz, bu nimeti kafirin küfrüne, zulmüne karşı kullanacağız.

    Müslümana karşı kullanırsak kafir rahatlıkla aramızda arabulucu rolünde dolaşıp bizi yok edebilir.

    “Ey iman edenler, kendi­niz­den aşağı olanı (kâfirleri) sır­daş edinme­yin. Onlar size kötü­lük yap­mada kusur etmezler. Sı­kıntıya düşmenizi is­terler. Onla­rın (size olan) kinleri ağızların­dan taş­makta­dır. Göğüslerinin gizlediği ise daha büyüktür. Size ayetleri açıkladık eğer akıl eder­seniz.” (Al-i Imran süresi ayet118)

    Bu ayetin tefsirini “Şifa Tefsiri” nden bir okuyuverin.

    İsteme telefonu: Cantaş (0212) 5111085