ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    29.08.2013


    GERİ ADIM YOK

    İngiltere’de her yıl doğan çocukların adları taranmış erkek ismi olarak Muhammed, kadın ismi olarak Ayşe ismi birinci geliyormuş, George (Corc) veya Hans değil.

    “Hey Corc, versene borç” dönemi bitti.

    İngiltere’nin başkenti Londra’nın belediye başkanı Boris Johnson, Osmanlı’nın son döneminde Dahiliye Nazırlığı (İçişleri Bakanlığı) yapmış Ali Kemal’in torununun oğlu.

    Türkiye’ye geldiğinde dedesi Ali Kemal’in memleketini ziyaret etmiş ve batı basınını ayağa kaldıran “Filistinliler, Gazze hapishanesinden kurtarılmalıdır” demecini vermiş.

    Amerika, milyonlarca Aphaçi’yi  yok etmiş hem siyasetten hem piyasadan, hem bu dünyadan silmiş ama zencileri silmeye gücü yetmemiş.

    Hala insan yerine konulmayan Zenciler, beyazlar haksız bile olsalar, hapse giren zenciler olmasına rağmen hapishaneleri mektep olarak kullanmışlar, bir Amerika Üniversitesinin yaptığı araştırmaya göre Amerika’da gelmiş geçmiş en hareketli suç aleti olan Malkolm X, hapishanede Müslüman olmuş, Boksör Clay’ın Müslüman olup Muhammed Ali adını almasıyla Amerika ve bütün Afrika’da genelde bütün zencilere, özelde Müslüman zencilere bir kıvılcım olmuşlar ve eziklik ruhunu  silmişler.

    Obama, Cumhurbaşkanı seçildiğinde göreve başlarken yemin töreninde papaz, “Barak Obama” dediğinde Obama, “Barak Hüseyin Obama” diye düzeltmiş ve “Hüseyin” olduğuna vurgu yapmış.

    Papaz da “Barak Hüseyin Obama” diyerek merasimi idare etmişti.

    İspanya’da atalarının Müslüman olduğunu zorla Hıristiyan yapıldığını tespit eden İspanyollar, Müslüman olmaya, dernekleşmeye, camilerde İslam dinini öğrenmeye başlamış.

    Ben biliyorum, Bush döneminde Türkiye’ye sığınan Irak ordusundan Türkmen bir üsteğmen, mülteci olarak Kanada’ya kabul edildi.

    Kanada’ya gidip altı ay sonra Türkiye’ye geldiğinde oradaki Müslümanları organize ettiğini ve altı ayda Cuma namazı kılabilecekleri, boş zamanlarında bir araya gelebilecekleri altı cami açtığını bildirmişti.

    Her yıl Avrupa Birliği üyesi devletlere bir milyonun üstünde Müslüman mülteci kaçak yollardan girmekte ve tek sığınakları daha önceden açılmış camiler olmakta.

    Ülkemize dönelim. Gözlerinizi yummadan, geçmişi düşünün.

    Hepimizin geçmişi yaşımızla orantılıdır.

    Yaşı altmışın üzerinde olanlar, kırk yıl öncesindeki köy veya mahallesini düşünsün.

    Köyde bir veya iki kişi namaz kıldıracak durumda iken bu gün ondan aşağı değil.

    Doktor veya mühendis olanlarımız bile namaz kıldırmak için öne geçebiliyor.

    Hala komünist olmakta direnenlerimiz de düşünsün, kaç tane yoldaşı, başkalarının kardeşi olmuş.

    Gencecik delikanlılarımız, arkasında sabah namazı kıldığı hocanın okuduğu sürelerin manasını imam efendiye hatırlatarak “Allah razı olsun bu gün namazda bize şu mesajları verdin” deyip imamın da bundan sonra okuyacağı ayetlerin manasını öğrenmeye çalıştığını görüyoruz.

    Yani biz, geri dönüşü olmayan bir yolda yürümekteyiz.

    Kafirlerin estirdiği inkar fırtınaları yelkenlerimizi yürütmeye, ateşlerimizin üzerindeki külleri üflemeye gafillerimizin gafletten uyanmasına yaramaktadır.