ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    ADAM SATIN ALMAYI


    Ev satın alın, araba satın alın, dükkan satın alın ama insan satın almayın.

    İşi parayla satın alın ama eşi parayla satın almayın.

    İnsanın haksız yere akıtılmış bir damla kanı terazinin bir kefesine konulsa öbür tarafına da insansız bir dünya bütün altınlarıyla, petrolüyle, orman ürünleriyle, zirai mahsulleriyle, her şeyiyle konulsa bir damla kan ağır gelir.

    Birine tuzak kurmak için kiraladığınız insan aynı anlarda size de bir tuzak kurmaya başlamış demektir.

    Kendisini garantiye almak için size de tuzak kurması gerekir.

    Başkasını sizin adınıza dinleyiveren bu adam o gizli konuşmanızı da çoktan kayda almış demektir.

    Kur’ani Kerimde Tevbe süresinin yedinci ayetinde en amansız düşman olan müşriklerle yapılan sözleşmelere onlar sadık kaldıkları sürece sözleşmeyi bozmamaları emredilir.

    Yani Müslümanlar güçlendiler, kafirler zayıfladı öyle ise fırsat bu fırsat sözleşmeyi bozalım ve bunları vuralım mantığının yanlışlığı vurgulanır.

    Satılık veya kiralık adamlar genelde şahsiyetini sıfırlamış insanlar oldukları için çıkarlarına göre hareket eder.

    Senin adına çalışırken bir başkası bastırır parayı, makamı veya onun gözündeki put ne ise senin adam seni vurmaya gelir.

    En azılı düşmanın Hattab oğlu Ömer gibi şahsiyetli olursa o satın alınamaz.

    Yanlışlar arasında doğruyu arayan bu tür adamlara doğru gösterilirse öyle bir dönüş yapar ki bu sefer de karşı taraf ona dünyayı verse geri döndüremez.

    Şahsiyet yetmezliği hastalığına tutulanları satın almak yerine tedavi ettirmek daha iyidir.

    “Ben satılığım abi, sana hizmet ederim” diyerek gelse onu bir gönül doktoruna götürmek satın almaktan daha evladır.

    Burada Kur’anda geçen “Müellefe-i Kulub” u hatırlayanlar “Ülfet” kelimesinden türetilen “Müellef” kelimesi ve “Kalb” kelimesinin çoğulu olan “Kulub” kelimesi için lügatlere bakarken ayetin manasını da bir gözden geçirsin.

    Şu anda ortada sergilenen pislikler, Müslüman görünümlü münafıklarla, kafir görünümlü münafıkların çıkar kavgalarıdır.

    Bütün bu tuzaklardan kurtulmanın bir tek yolu var, dosta da düşmana da dürüst davranmak, kimseye hile yapmamak, yalan söylememek, inandığı gibi yaşamak.

    Sevgili peygamberimizin “Emin” ismini çocuklarımıza koruz, onun sıfatlarını sayarken “emanet” sıfatını da sayarız ama İslama uymayan hizmet anlayışıyla dosta da düşmana da tuzak kurmaya kalkarsak tuzağa kendimiz düşeriz Rabbimiz buyurur, “Kötü tuzak sahibini yakalar” (Fatır süresi ayet 43)