ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    ADINDA AYRILIK KOKUSU OLAN B.M.(2)


     ADINDA AYRILIK KOKUSU OLAN B.M.(2)

    27/09/2018/Prşmb/Milligazete

    1988 yılında yayına başlayan “Teklif Dergisi” nde yayınlanan “BİRLEŞMİŞ MİLLETLER YOK ADEM’İN ÇOCUKLARI VAR” isimli makalemde Birleşmiş Milletler için şöyle yazmıştım:

    “Beyannamenin dördüncü maddesiyle Derebeylik döneminin köleliğini kaldırıp, beylik döneminin köleliğini başlatan,

    Geri kalmış ülkelere eyalet valisi gibi darbelerle devlet başkanı tayin edip, y

    Yeraltı ve yerüstü kaynaklarını çağdaş köleler eliyle ülkelerine taşıyan insanların, mide ve gönüllerini “İnsanları bir erkek ve bir dişiden yarattık” (ayetiyle) “İnsanlar, bir tarağın dişleri gibi eşittirler” (hadisİ) haplarıyla yıkayan ve Bilal’i Habeşi’ye “Efendimiz” diye baş tacı eden bir rahmet nesli geliyor.

    Beyannamenin beşinci maddesinde “Hiçbir kimse işkenceye, zalimane, gayri insani, haysiyet kırıcı, cezalar veya muamelelere tabi tutulamaz” der ama “zulmün” tarifi yapılmaz.

    Dini, imanı, vatanı için dağlara çıkmış Afganlı mücahidin evine gelip, evi ateşe verip,  beşikteki yavrucuktan, yetmişindeki kötürüm babanın feryadını tamtam sesleri zannederek evin etrafında dans eden Rus askerlerinin yaptığı zulüm değil!

    (Amerikan askerlerinin Bağdat’ta Ebu gureyp hapishanesinde yaptıklarını biz görüntüleyemeyiz, anlatamayız bile.

    Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığı işkence, sömürü, yıldırma, yok etme faaliyetlerini hiçbir devlet dile getirememektedir.

    Rusya’nın Kafkaslardan Kırgızistan’a kadar öldürdüğü Müslümanların sayısı milyonları geçerken, “Ülkeler özgürdür, içişlerine karışılmaz” ilkesine dayanılarak zulüm sürdürülmüştür. Halen, bu gün bile Suriye’de, Filistin’de, Afganistan’da Müslüman öldürme Hürriyetini kullanmaya devam ediyorlar.)

    İğneli fıçının içine canlı canlı katılan ve binlerce iğne ile kanı son damlasına kadar akıtılıp tuzsuz hamura katılarak İsrail’de Hahama takdim edilen Filistinliye yapılan “Zulüm” değil.

    Öyle ise nedir zulüm?

    Zulüm: zulmedilen insanların ahı, aç bırakılan insanların ağız kokusu, Beyaz Saray’ın, Kremlinin, Telavivin havasını kirletirse işte odur zulüm.

    İşte bu tür zulmü kaldırmak, zulmün tarifini zalimlerin elinden almak, üzere gelen “RAHMET NESLİ” zalimlerin çocuklarına, kadınlarına, harbe katılmayan ihtiyarlarına da rahmet olup yağacak ve gönlünde İslam’ın adaletini yeşertecektir.

    İsminde ayrılık kokan “Birleşmiş Milletler” kürsisinden Nisa ve Hucurat süresini okuyacak,

    Bütün insanların maymundan değil, bir baba ile bir anneden (Adem ile Havva’dan) meydana geldiklerini,

    Hepsinin peygamber çocuğu olduğunu, haykıracak bir nesil geliyor.

    Dünyamızın semamızın gözü aydın olsun.”

    Devam edecek