ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    BATI BAHARI


    Herkes “Arap Baharı” ndan bahseder.

    Batının “Arap Baharı” ndan kastı Müslümanların kendi dinlerini bırakıp dinsizleşmesidir.

    Seçimmiş, demokrasiymiş onları hiç ilgilendirmez.

    1992 yılıydı galiba.

    Fransızların 1830 yılından 1960 yılına kadar demir yumrukla yönettiği Cezayir’de kendi yumruğu da berelenmeye başlayınca kendi eğittiğini zannettiği insanları demokrasi tuzağıyla yakalayıp onlara birbirlerine yumruk vurdurmayı yeğledi.

    Seçime gittiler İslami Selamet Partisi (FIS) seçimleri yüzde seksen beşe yakın kazanınca eski tüfekleri devreye soktular ve tekrar askeri krallığa devam ettiler, parti başkanı Abbas Medeni’yi de hapse attılar.

    Filistin’de seçimleri Hamas kazanınca kabule yanaşmadılar ve hala kabul etmiyorlar, Başbakanıyla görüşmüyorlar.

    Bu ay, Mısır’da seçimi yüzde altmışla İslamcı partiler önde götürmeye başlayınca Amerika ve Avrupa Birliği harekete geçti.

    Askerlerin iktidarda kalıp seçilenlere yönetimi devretmemesi doğrultusunda telkinde bulunurken destek vermeye de devam ediyorlar.

    İsrail’in hoşnutsuzluğunu bahsetmeye gerek yok.

    Amerika ve Avrupa, bu gün İsrail’den desteğini çeksin bir seneye kalmaz “İsrail devleti” diye bir devlet, Birleşmiş Milletler listesinden kendini kendisi sildirir.

    Batının fotoğrafını bizim Ziya paşa çok net bir şekilde fotoğraflamış:

    “Onlar ki laf ile verirler dünyaya nizamat,

    Bin türlü teseyyüp bulunur hanelerinde”

    Yani, laf ile dünyaya şekil evrenlerin kendi evlerini ve ülkelerini ihmal ettiklerini, bin türlü kayıtsızlık, ilgisizlik olduğunu haber verir.

    Asıl “Bahar” batıda koç burcuna girdi.

    İslam’ın Cemresi, Batının bağrına düştü.

    Kilisenin ve papanın kasvetli ve despot dini görüşlerinde yıllardır kapalı kalan akıllar, Allahın ve rasülünün nurlu ayet ve hadisleriyle karşılaşınca filiz vermeye başladı.

    Sarışın mavi gözlü kadın ve erkekler, camilerde boy vermeye başladı.

    Baharda yer yer çiçek tarlaları gibi Alman Müslümanları, Fransız Müslümanları, Hollanda Müslümanları….. Dernekleri kuruldu ve kurulmaya devam ediyor.

    Baharda güneşe gülen çiçekler, aylardır kendilerini karanlıkta bırakan toprağa kızmakla vakit geçirmediği gibi “Batı Baharını” yaşayan sarışın Müslümanlar da geçmişe değil geleceğe bakıyorlar.

    Çiçeklenmeye, tohuma dönüşmeye, verimli beyinlere kula kulluktan kurtaran, yalnız Allaha kul yapan İslam’ın özgürlüğünü saçmaya devam ediyorlar.

    Ömrü olanlar, bu baharın çiçeklendiğini ve meyveye dönüşüp ballandığını görecekler inşallah.