ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    BAYRAM


    Bayram geldi, durmayın.

    Haydin dışınıza en yeni ve en güzel elbiseleri giyerken, içinize de takva elbisesi giydirin ve öyle çıkın dost akraba ziyaretlerine.

    Dışarı çıkın. Sokaklarda dolaşırken gözlerinizde güven veren ışık olsun.

    Sevgi takılarıyla süsleyin mimiklerinizi.

    Bayramda merhamet rüzgârları estiriniz.

    Şefkat kokularıyla doldurunuz alemi.

    Sevgi harmanı oluşturunuz dostlar arasında ve herkese açınız harmanın ürününü.

    Bayram coşkusuyla doldurun sokakları da kinlere kızgınlıklara yer kalmasın.

    Muhabbetin tadıyla tatlansın yüreklerimiz de kalbimizdeki acılar tatlıya dönüşsün.

    Kezzap gibi kelimelerle insanları yakıp yıkanların saltanatı, sevgi selleri altında kalsın, muhabbet millerinde şefkat çiçekleri açsın.

    En yakın komşudan başlayarak en az kırk tane komşu ziyaretlerine çıkınız ve parti, ırk, renk, dil ayırımı yapmayınız.

    Baharda gül kokulu rüzgârlar gibi sarınız her tarafı.

    Rüzgâr gibi ağırlık vermeyin ama hava gibi hayat vermeye devam edin.

    İşi hep zarar vermek olanı kendi haline bırakmayın.

    Güneşin kuşattığı gibi kuşatın, küllüğünü kurutarak hem ona hem kendinize faydalı olun.

    İyi insanları ziyaret edin. Onlardan aldığınız güzel kokuları tarlaya tohum saçar gibi saçın gönüllere.

    Duvaklı gelinin başına saçılan güller gibi saçın güzelliklerinizi sokaklara, meydanlara.

    Dikenler arasından gelen gül gibi, arsız, yüzsüz, insafsız insanlar da içlerinde gül özü taşıyabilirler.

    Onları rahmetle sarıp sarmalayın da özleri, kabuklarını yarsın çıksın.

    Özde olan sevgilerimiz, karşı tarafa sözlü selam olarak varır.

    Gülün güzelliği kokuyla karışınca artarmış. Dostlarımıza karşı sevgilerimizi küçücük bir şeker dahi olsa da çoban armağanı sakız gibi sunalım.

    Dillerimizde barış, sulh, sevgi, muhabbet, saygı, şefkat markalı şekerleri çiğneyelim.

    Kriz senaryolarıyla kirletmeyin günlerinizi.

    “Sabahın sahibi var” deyin ve tevekkül tatlılarıyla tatlandırın bütün acıları.

    Yürek yangınlarının üzerine salın bayram sevincinin çağlayanlarını.

    Dostlarınızın midesini etle doldururken gönlünü sevgi sütüyle besleyin.

    Bizim kulağımıza ezan okundu. Ruhumuzun asıl gıdası Rabbimizden gelir.

    Gözü veren O, gönlü veren O, sevgiyi ve sevgiliyi yaratan O.

    Ondan geldik Ona dönüyoruz.

    Gönül kırmadan, yalan söylemeden, talan yapmadan, haram yemeden huzuruna varmaya çalışalım.

    Bayramınız mübarek olsun.

    BAYRAM


    Bayram geldi, durmayın.

    Haydin dışınıza en yeni ve en güzel elbiseleri giyerken, içinize de takva elbisesi giydirin ve öyle çıkın dost akraba ziyaretlerine.

    Dışarı çıkın. Sokaklarda dolaşırken gözlerinizde güven veren ışık olsun.

    Sevgi takılarıyla süsleyin mimiklerinizi.

    Bayramda merhamet rüzgârları estiriniz.

    Şefkat kokularıyla doldurunuz alemi.

    Sevgi harmanı oluşturunuz dostlar arasında ve herkese açınız harmanın ürününü.

    Bayram coşkusuyla doldurun sokakları da kinlere kızgınlıklara yer kalmasın.

    Muhabbetin tadıyla tatlansın yüreklerimiz de kalbimizdeki acılar tatlıya dönüşsün.

    Kezzap gibi kelimelerle insanları yakıp yıkanların saltanatı, sevgi selleri altında kalsın, muhabbet millerinde şefkat çiçekleri açsın.

    En yakın komşudan başlayarak en az kırk tane komşu ziyaretlerine çıkınız ve parti, ırk, renk, dil ayırımı yapmayınız.

    Baharda gül kokulu rüzgârlar gibi sarınız her tarafı.

    Rüzgâr gibi ağırlık vermeyin ama hava gibi hayat vermeye devam edin.

    İşi hep zarar vermek olanı kendi haline bırakmayın.

    Güneşin kuşattığı gibi kuşatın, küllüğünü kurutarak hem ona hem kendinize faydalı olun.

    İyi insanları ziyaret edin. Onlardan aldığınız güzel kokuları tarlaya tohum saçar gibi saçın gönüllere.

    Duvaklı gelinin başına saçılan güller gibi saçın güzelliklerinizi sokaklara, meydanlara.

    Dikenler arasından gelen gül gibi, arsız, yüzsüz, insafsız insanlar da içlerinde gül özü taşıyabilirler.

    Onları rahmetle sarıp sarmalayın da özleri, kabuklarını yarsın çıksın.

    Özde olan sevgilerimiz, karşı tarafa sözlü selam olarak varır.

    Gülün güzelliği kokuyla karışınca artarmış. Dostlarımıza karşı sevgilerimizi küçücük bir şeker dahi olsa da çoban armağanı sakız gibi sunalım.

    Dillerimizde barış, sulh, sevgi, muhabbet, saygı, şefkat markalı şekerleri çiğneyelim.

    Kriz senaryolarıyla kirletmeyin günlerinizi.

    “Sabahın sahibi var” deyin ve tevekkül tatlılarıyla tatlandırın bütün acıları.

    Yürek yangınlarının üzerine salın bayram sevincinin çağlayanlarını.

    Dostlarınızın midesini etle doldururken gönlünü sevgi sütüyle besleyin.

    Bizim kulağımıza ezan okundu. Ruhumuzun asıl gıdası Rabbimizden gelir.

    Gözü veren O, gönlü veren O, sevgiyi ve sevgiliyi yaratan O.

    Ondan geldik Ona dönüyoruz.

    Gönül kırmadan, yalan söylemeden, talan yapmadan, haram yemeden huzuruna varmaya çalışalım.

    Bayramınız mübarek olsun.

    BAYRAM


    Bayram geldi, durmayın.

    Haydin dışınıza en yeni ve en güzel elbiseleri giyerken, içinize de takva elbisesi giydirin ve öyle çıkın dost akraba ziyaretlerine.

    Dışarı çıkın. Sokaklarda dolaşırken gözlerinizde güven veren ışık olsun.

    Sevgi takılarıyla süsleyin mimiklerinizi.

    Bayramda merhamet rüzgârları estiriniz.

    Şefkat kokularıyla doldurunuz alemi.

    Sevgi harmanı oluşturunuz dostlar arasında ve herkese açınız harmanın ürününü.

    Bayram coşkusuyla doldurun sokakları da kinlere kızgınlıklara yer kalmasın.

    Muhabbetin tadıyla tatlansın yüreklerimiz de kalbimizdeki acılar tatlıya dönüşsün.

    Kezzap gibi kelimelerle insanları yakıp yıkanların saltanatı, sevgi selleri altında kalsın, muhabbet millerinde şefkat çiçekleri açsın.

    En yakın komşudan başlayarak en az kırk tane komşu ziyaretlerine çıkınız ve parti, ırk, renk, dil ayırımı yapmayınız.

    Baharda gül kokulu rüzgârlar gibi sarınız her tarafı.

    Rüzgâr gibi ağırlık vermeyin ama hava gibi hayat vermeye devam edin.

    İşi hep zarar vermek olanı kendi haline bırakmayın.

    Güneşin kuşattığı gibi kuşatın, küllüğünü kurutarak hem ona hem kendinize faydalı olun.

    İyi insanları ziyaret edin. Onlardan aldığınız güzel kokuları tarlaya tohum saçar gibi saçın gönüllere.

    Duvaklı gelinin başına saçılan güller gibi saçın güzelliklerinizi sokaklara, meydanlara.

    Dikenler arasından gelen gül gibi, arsız, yüzsüz, insafsız insanlar da içlerinde gül özü taşıyabilirler.

    Onları rahmetle sarıp sarmalayın da özleri, kabuklarını yarsın çıksın.

    Özde olan sevgilerimiz, karşı tarafa sözlü selam olarak varır.

    Gülün güzelliği kokuyla karışınca artarmış. Dostlarımıza karşı sevgilerimizi küçücük bir şeker dahi olsa da çoban armağanı sakız gibi sunalım.

    Dillerimizde barış, sulh, sevgi, muhabbet, saygı, şefkat markalı şekerleri çiğneyelim.

    Kriz senaryolarıyla kirletmeyin günlerinizi.

    “Sabahın sahibi var” deyin ve tevekkül tatlılarıyla tatlandırın bütün acıları.

    Yürek yangınlarının üzerine salın bayram sevincinin çağlayanlarını.

    Dostlarınızın midesini etle doldururken gönlünü sevgi sütüyle besleyin.

    Bizim kulağımıza ezan okundu. Ruhumuzun asıl gıdası Rabbimizden gelir.

    Gözü veren O, gönlü veren O, sevgiyi ve sevgiliyi yaratan O.

    Ondan geldik Ona dönüyoruz.

    Gönül kırmadan, yalan söylemeden, talan yapmadan, haram yemeden huzuruna varmaya çalışalım.

    Bayramınız mübarek olsun.

    BAYRAM


    Bayram geldi, durmayın.

    Haydin dışınıza en yeni ve en güzel elbiseleri giyerken, içinize de takva elbisesi giydirin ve öyle çıkın dost akraba ziyaretlerine.

    Dışarı çıkın. Sokaklarda dolaşırken gözlerinizde güven veren ışık olsun.

    Sevgi takılarıyla süsleyin mimiklerinizi.

    Bayramda merhamet rüzgârları estiriniz.

    Şefkat kokularıyla doldurunuz alemi.

    Sevgi harmanı oluşturunuz dostlar arasında ve herkese açınız harmanın ürününü.

    Bayram coşkusuyla doldurun sokakları da kinlere kızgınlıklara yer kalmasın.

    Muhabbetin tadıyla tatlansın yüreklerimiz de kalbimizdeki acılar tatlıya dönüşsün.

    Kezzap gibi kelimelerle insanları yakıp yıkanların saltanatı, sevgi selleri altında kalsın, muhabbet millerinde şefkat çiçekleri açsın.

    En yakın komşudan başlayarak en az kırk tane komşu ziyaretlerine çıkınız ve parti, ırk, renk, dil ayırımı yapmayınız.

    Baharda gül kokulu rüzgârlar gibi sarınız her tarafı.

    Rüzgâr gibi ağırlık vermeyin ama hava gibi hayat vermeye devam edin.

    İşi hep zarar vermek olanı kendi haline bırakmayın.

    Güneşin kuşattığı gibi kuşatın, küllüğünü kurutarak hem ona hem kendinize faydalı olun.

    İyi insanları ziyaret edin. Onlardan aldığınız güzel kokuları tarlaya tohum saçar gibi saçın gönüllere.

    Duvaklı gelinin başına saçılan güller gibi saçın güzelliklerinizi sokaklara, meydanlara.

    Dikenler arasından gelen gül gibi, arsız, yüzsüz, insafsız insanlar da içlerinde gül özü taşıyabilirler.

    Onları rahmetle sarıp sarmalayın da özleri, kabuklarını yarsın çıksın.

    Özde olan sevgilerimiz, karşı tarafa sözlü selam olarak varır.

    Gülün güzelliği kokuyla karışınca artarmış. Dostlarımıza karşı sevgilerimizi küçücük bir şeker dahi olsa da çoban armağanı sakız gibi sunalım.

    Dillerimizde barış, sulh, sevgi, muhabbet, saygı, şefkat markalı şekerleri çiğneyelim.

    Kriz senaryolarıyla kirletmeyin günlerinizi.

    “Sabahın sahibi var” deyin ve tevekkül tatlılarıyla tatlandırın bütün acıları.

    Yürek yangınlarının üzerine salın bayram sevincinin çağlayanlarını.

    Dostlarınızın midesini etle doldururken gönlünü sevgi sütüyle besleyin.

    Bizim kulağımıza ezan okundu. Ruhumuzun asıl gıdası Rabbimizden gelir.

    Gözü veren O, gönlü veren O, sevgiyi ve sevgiliyi yaratan O.

    Ondan geldik Ona dönüyoruz.

    Gönül kırmadan, yalan söylemeden, talan yapmadan, haram yemeden huzuruna varmaya çalışalım.

    Bayramınız mübarek olsun.

    BAYRAM


    Bayram geldi, durmayın.

    Haydin dışınıza en yeni ve en güzel elbiseleri giyerken, içinize de takva elbisesi giydirin ve öyle çıkın dost akraba ziyaretlerine.

    Dışarı çıkın. Sokaklarda dolaşırken gözlerinizde güven veren ışık olsun.

    Sevgi takılarıyla süsleyin mimiklerinizi.

    Bayramda merhamet rüzgârları estiriniz.

    Şefkat kokularıyla doldurunuz alemi.

    Sevgi harmanı oluşturunuz dostlar arasında ve herkese açınız harmanın ürününü.

    Bayram coşkusuyla doldurun sokakları da kinlere kızgınlıklara yer kalmasın.

    Muhabbetin tadıyla tatlansın yüreklerimiz de kalbimizdeki acılar tatlıya dönüşsün.

    Kezzap gibi kelimelerle insanları yakıp yıkanların saltanatı, sevgi selleri altında kalsın, muhabbet millerinde şefkat çiçekleri açsın.

    En yakın komşudan başlayarak en az kırk tane komşu ziyaretlerine çıkınız ve parti, ırk, renk, dil ayırımı yapmayınız.

    Baharda gül kokulu rüzgârlar gibi sarınız her tarafı.

    Rüzgâr gibi ağırlık vermeyin ama hava gibi hayat vermeye devam edin.

    İşi hep zarar vermek olanı kendi haline bırakmayın.

    Güneşin kuşattığı gibi kuşatın, küllüğünü kurutarak hem ona hem kendinize faydalı olun.

    İyi insanları ziyaret edin. Onlardan aldığınız güzel kokuları tarlaya tohum saçar gibi saçın gönüllere.

    Duvaklı gelinin başına saçılan güller gibi saçın güzelliklerinizi sokaklara, meydanlara.

    Dikenler arasından gelen gül gibi, arsız, yüzsüz, insafsız insanlar da içlerinde gül özü taşıyabilirler.

    Onları rahmetle sarıp sarmalayın da özleri, kabuklarını yarsın çıksın.

    Özde olan sevgilerimiz, karşı tarafa sözlü selam olarak varır.

    Gülün güzelliği kokuyla karışınca artarmış. Dostlarımıza karşı sevgilerimizi küçücük bir şeker dahi olsa da çoban armağanı sakız gibi sunalım.

    Dillerimizde barış, sulh, sevgi, muhabbet, saygı, şefkat markalı şekerleri çiğneyelim.

    Kriz senaryolarıyla kirletmeyin günlerinizi.

    “Sabahın sahibi var” deyin ve tevekkül tatlılarıyla tatlandırın bütün acıları.

    Yürek yangınlarının üzerine salın bayram sevincinin çağlayanlarını.

    Dostlarınızın midesini etle doldururken gönlünü sevgi sütüyle besleyin.

    Bizim kulağımıza ezan okundu. Ruhumuzun asıl gıdası Rabbimizden gelir.

    Gözü veren O, gönlü veren O, sevgiyi ve sevgiliyi yaratan O.

    Ondan geldik Ona dönüyoruz.

    Gönül kırmadan, yalan söylemeden, talan yapmadan, haram yemeden huzuruna varmaya çalışalım.

    Bayramınız mübarek olsun.

    BAYRAM


    Bayram geldi, durmayın.

    Haydin dışınıza en yeni ve en güzel elbiseleri giyerken, içinize de takva elbisesi giydirin ve öyle çıkın dost akraba ziyaretlerine.

    Dışarı çıkın. Sokaklarda dolaşırken gözlerinizde güven veren ışık olsun.

    Sevgi takılarıyla süsleyin mimiklerinizi.

    Bayramda merhamet rüzgârları estiriniz.

    Şefkat kokularıyla doldurunuz alemi.

    Sevgi harmanı oluşturunuz dostlar arasında ve herkese açınız harmanın ürününü.

    Bayram coşkusuyla doldurun sokakları da kinlere kızgınlıklara yer kalmasın.

    Muhabbetin tadıyla tatlansın yüreklerimiz de kalbimizdeki acılar tatlıya dönüşsün.

    Kezzap gibi kelimelerle insanları yakıp yıkanların saltanatı, sevgi selleri altında kalsın, muhabbet millerinde şefkat çiçekleri açsın.

    En yakın komşudan başlayarak en az kırk tane komşu ziyaretlerine çıkınız ve parti, ırk, renk, dil ayırımı yapmayınız.

    Baharda gül kokulu rüzgârlar gibi sarınız her tarafı.

    Rüzgâr gibi ağırlık vermeyin ama hava gibi hayat vermeye devam edin.

    İşi hep zarar vermek olanı kendi haline bırakmayın.

    Güneşin kuşattığı gibi kuşatın, küllüğünü kurutarak hem ona hem kendinize faydalı olun.

    İyi insanları ziyaret edin. Onlardan aldığınız güzel kokuları tarlaya tohum saçar gibi saçın gönüllere.

    Duvaklı gelinin başına saçılan güller gibi saçın güzelliklerinizi sokaklara, meydanlara.

    Dikenler arasından gelen gül gibi, arsız, yüzsüz, insafsız insanlar da içlerinde gül özü taşıyabilirler.

    Onları rahmetle sarıp sarmalayın da özleri, kabuklarını yarsın çıksın.

    Özde olan sevgilerimiz, karşı tarafa sözlü selam olarak varır.

    Gülün güzelliği kokuyla karışınca artarmış. Dostlarımıza karşı sevgilerimizi küçücük bir şeker dahi olsa da çoban armağanı sakız gibi sunalım.

    Dillerimizde barış, sulh, sevgi, muhabbet, saygı, şefkat markalı şekerleri çiğneyelim.

    Kriz senaryolarıyla kirletmeyin günlerinizi.

    “Sabahın sahibi var” deyin ve tevekkül tatlılarıyla tatlandırın bütün acıları.

    Yürek yangınlarının üzerine salın bayram sevincinin çağlayanlarını.

    Dostlarınızın midesini etle doldururken gönlünü sevgi sütüyle besleyin.

    Bizim kulağımıza ezan okundu. Ruhumuzun asıl gıdası Rabbimizden gelir.

    Gözü veren O, gönlü veren O, sevgiyi ve sevgiliyi yaratan O.

    Ondan geldik Ona dönüyoruz.

    Gönül kırmadan, yalan söylemeden, talan yapmadan, haram yemeden huzuruna varmaya çalışalım.

    Bayramınız mübarek olsun.