ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    BAYRAM BOYU SOHBET KONU


    BAYRAM BOYU SOHBET KONUMUZ BU OLSUN

    Allah’a kul olmanın sevincini paylaşıyoruz.

    Ramazan ayı boyunca ekmeğe boyun eğmeden, paranın kulu olmadan, şehvetin esaretinden kurtulduğumuzu kutlamak için bayram yapıyoruz.

    Orucumuzun kabul edildiği, Allahın afvına kavuşup ve cehennemden kurtulduğumuza hüsnü zan ettiğimizden dolayı hapishane kapısısnın önünde elinde valiziyle gökyüzüne bakan mahkum gibi sevinçliyiz.

    Siyasilerin ve sivil toplum kuruluşlarının hiç birinin yapamadığı birlik ve beraberliği Rabbimizin oruç emriyle Cuma namazlarında, Teravih namazlarında bir araya geldikten sonra altmış partinin taraftarlarını, on binlerce sivil toplum kuruluşlarının üyelerini yalnız ve yalnız Rabbimizin emrinin bir araya getirdiğini görerek seviniyoruz.

    Tasalarımızın paylaşıldığı gibi kasalarımızdan ihtiyaç sahiplerinin haklarını çıkardığımız, mallarımızı tertemiz hale getirdiğimizin sevincinin bayramını yapıyoruz.

    Hakkın emrini toplum olarak yerine getirerek kenetlendiğimiz gibi yarın halk ile birlikte yine Hakkın huzurunda bir millet olarak topluca kıyama kalkacak, dokuz tekbirle “Allahü Ekber/En büyük Allah’tır” diyecek ve iki rekatlı bayram namazında “İyyake na’büdü/Biz, ancak sana kulluk ederiz” denecek ve peygamberlere, Sıddıklara, Şehidlere ve Salihlere lütfettiği yoldan bizi de götürmesini istedikten sonra “Ğayril mağdubi aleyhim velezzallin/Allahın gazabına uğrayanlarla sapıkların yolunu istemediğimizi imam efendi okuduğunda bütün cemaat olarak “Amin” diyeceğiz.

    Hakkın huzuruna halkla varacağımız için sabah namazından önce kalkılacak ve banyo yapılacak. (Sünnet)

    Dişler fırçalanacak. (Sünnet)

    Güzel kokular sürülecek. (Sünnet)

    Mevcut elbiselerin en güzeli giyilecek. (Sünnet)

    Sabah namazı için evden çıkmadan önce ağza tatlı alınacak. (Sünnet)

    Şeker hastaları durumlarına göre hareket etsinler.

    Cumhurbaşkanıyla dağdaki çoban, Rektörle kendisine yumurta atan öğrenci, Generalle er, Patronla işçisi yan yana gelecek, sınıf, rütbe, makam farkı ortadan kalkacak, omuz omuza verilecek ve aynı yöne dönülecek, yalnız ve yalnız Allah huzurunda boyun eğileceği, insanın insana boyun eğmemesi gerektiği tatbiki olarak dünyaya ve gökyüzündeki meleklere gösterilecek.

    Üç günlüğüne kin ortadan kaldırılacak ve hayata din hakim olacak.

    Üç günlüğüne, hırsızlık, soygun, adam öldürme, yaralama, tecavüz, zimmet, sabotaj, terör duracak.

    Evler pırıl pırıl olacak.

    Sokaklar yağ döksen yalanır hale gelecek.

    Elbiseler bayram şekerleri gibi rengarenk olacak.

    Çocukların başları okşanacak, ellerine en çok sevdikleri şeyler verilecek.

    Küsler barışacak, Yadlar tanışacak.

    Dostlar bir birine karışacak.

    Gül gibi yüzlerle, bal gibi sözlerle “Hayırlı bayramlar, bayramınız mübarek olsun, tekrarlarına kavuştursun, her günün bayram olsun” temennileri ve duaları edilecek.

    Dedeler günüdür, Nineler günüdür, Babalar, anneler, çocuklar, damatlar, gelinler günüdür bu bayram günleri.

    Peki, biz ne istiyoruz?

    Birlik ve beraberliği Allahın bir kıstası bize sağlıyor da hala biz, neden batı kriterlerine göre parçalanmaya devam ediyoruz?

    İsterseniz bayram boyu birbirimizi kırmadan bunu tartışalım.



    BAYRAM BOYU SOHBET KONU


    Allah’a kul olmanın sevincini paylaşıyoruz.

    Ramazan ayı boyunca ekmeğe boyun eğmeden, paranın kulu olmadan, şehvetin esaretinden kurtulduğumuzu kutlamak için bayram yapıyoruz.

    Orucumuzun kabul edildiği, Allahın afvına kavuşup ve cehennemden kurtulduğumuza hüsnü zan ettiğimizden dolayı hapishane kapısısnın önünde elinde valiziyle gökyüzüne bakan mahkum gibi sevinçliyiz.

    Siyasilerin ve sivil toplum kuruluşlarının hiç birinin yapamadığı birlik ve beraberliği Rabbimizin oruç emriyle Cuma namazlarında, Teravih namazlarında bir araya geldikten sonra altmış partinin taraftarlarını, on binlerce sivil toplum kuruluşlarının üyelerini yalnız ve yalnız Rabbimizin emrinin bir araya getirdiğini görerek seviniyoruz.

    Tasalarımızın paylaşıldığı gibi kasalarımızdan ihtiyaç sahiplerinin haklarını çıkardığımız, mallarımızı tertemiz hale getirdiğimizin sevincinin bayramını yapıyoruz.

    Hakkın emrini toplum olarak yerine getirerek kenetlendiğimiz gibi yarın halk ile birlikte yine Hakkın huzurunda bir millet olarak topluca kıyama kalkacak, dokuz tekbirle “Allahü Ekber/En büyük Allah’tır” diyecek ve iki rekatlı bayram namazında “İyyake na’büdü/Biz, ancak sana kulluk ederiz” denecek ve peygamberlere, Sıddıklara, Şehidlere ve Salihlere lütfettiği yoldan bizi de götürmesini istedikten sonra “Ğayril mağdubi aleyhim velezzallin/Allahın gazabına uğrayanlarla sapıkların yolunu istemediğimizi imam efendi okuduğunda bütün cemaat olarak “Amin” diyeceğiz.

    Hakkın huzuruna halkla varacağımız için sabah namazından önce kalkılacak ve banyo yapılacak. (Sünnet)

    Dişler fırçalanacak. (Sünnet)

    Güzel kokular sürülecek. (Sünnet)

    Mevcut elbiselerin en güzeli giyilecek. (Sünnet)

    Sabah namazı için evden çıkmadan önce ağza tatlı alınacak. (Sünnet)

    Şeker hastaları durumlarına göre hareket etsinler.

    Cumhurbaşkanıyla dağdaki çoban, Rektörle kendisine yumurta atan öğrenci, Generalle er, Patronla işçisi yan yana gelecek, sınıf, rütbe, makam farkı ortadan kalkacak, omuz omuza verilecek ve aynı yöne dönülecek, yalnız ve yalnız Allah huzurunda boyun eğileceği, insanın insana boyun eğmemesi gerektiği tatbiki olarak dünyaya ve gökyüzündeki meleklere gösterilecek.

    Üç günlüğüne kin ortadan kaldırılacak ve hayata din hakim olacak.

    Üç günlüğüne, hırsızlık, soygun, adam öldürme, yaralama, tecavüz, zimmet, sabotaj, terör duracak.

    Evler pırıl pırıl olacak.

    Sokaklar yağ döksen yalanır hale gelecek.

    Elbiseler bayram şekerleri gibi rengarenk olacak.

    Çocukların başları okşanacak, ellerine en çok sevdikleri şeyler verilecek.

    Küsler barışacak, Yadlar tanışacak.

    Dostlar bir birine karışacak.

    Gül gibi yüzlerle, bal gibi sözlerle “Hayırlı bayramlar, bayramınız mübarek olsun, tekrarlarına kavuştursun, her günün bayram olsun” temennileri ve duaları edilecek.

    Dedeler günüdür, Nineler günüdür, Babalar, anneler, çocuklar, damatlar, gelinler günüdür bu bayram günleri.

    Peki, biz ne istiyoruz?

    Birlik ve beraberliği Allahın bir kıstası bize sağlıyor da hala biz, neden batı kriterlerine göre parçalanmaya devam ediyoruz?

    İsterseniz bayram boyu birbirimizi kırmadan bunu tartışalım.