ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    EBRARLAR ARASINA KATILALIM (4)


    EBRARLAR ARASINA KATILALIM (4)
    26/06/2018
    Rabbimiz, bize bu dünyada neyi nasıl isteyeceğimizi de öğretir:
    رَبَّنَا إِنَّنَا سَمِعْنَا مُنَادِيًا يُنَادِي لِلْإِيمَانِ أَنْ آَمِنُوا بِرَبِّكُمْ فَآَمَنَّا رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ 
    “Ey Rabbimiz, gerçekten biz, "Rabbinize iman edin" diye imana çağıran çağırıcıyı işittik (bu gün biz onun çağrısını Kur’an-ı Kerimden işittik) ve iman ettik. Rabbimiz, bizim günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve bizi iyilerle beraber öldür.” (Al-i Imran süresi ayet 3/193)
    Bir çok insan, Müslüman olduğunu söyler de Allah’ın emirlerine ve yasaklarına dikkat etmez.
    İnsan, hayvan ve eşyanın haklarına riayet etmez.
    Rabbimiz Ebrar’ı/iyileri bize tarif ediyor:
    لَيْسَ الْبِرَّ أَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلَكِنَّ الْبِرَّ مَنْ آَمَنَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآَخِرِ وَالْمَلَائِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيِّينَ وَآَتَى الْمَالَ عَلَى حُبِّهِ ذَوِي الْقُرْبَى وَالْيَتَامَى وَالْمَسَاكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ وَالسَّائِلِينَ وَفِي الرِّقَابِ وَأَقَامَ الصَّلَاةَ وَآَتَى الزَّكَاةَ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ إِذَا عَاهَدُوا وَالصَّابِرِينَ فِي الْبَأْسَاءِ وَالضَّرَّاءِ وَحِينَ الْبَأْسِ أُولَئِكَ الَّذِينَ صَدَقُوا وَأُولَئِكَ هُمُ الْمُتَّقُون
    “Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir. İyilik ancak Allah'a, âhiret gününe, meleklere, kitaba, nebilere iman eden, malı O’nun sevgisiyle (çok sevdiği malından) yakınlarına, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve kölelerin hürriyetine ka-vuşması için veren, namaz kılan, zekât veren, söz verdiklerinde sözlerini yerine getiren, zor ve dar zamanlarda ve savaş anında sabredenler(in yaptığı)'dir. İşte doğru olanlar onlardır. Ve işte Allah'tan sakınan da onlardır.” (Bakara süresi ayet 2/177)
    Ayette, imanın şartlarından sonra yardımlaşmayı iyilik ölçüsü olara veriyor ve hemen arkasından, namaz, zekat, sözünde durma, sabretme ölçülerini bildiriyor.
    Muhtaca yardım ederken de ölçüyü koymuş: Ebrar/en iyilerden olmak için, en sevdiğinden vereceksin.
    لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتَّى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَ وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ شَيْءٍ فَإِنَّ اللَّهَ بِهِ عَلِيمٌ
    “Sevdiğiniz şeylerden Allah için infak etmedikçe asla iyiliğe erişemezsiniz. (Allah için) her neyi infak ederseniz şüphesiz onu Allah bilir.” (Al-i Imran süresi ayet 3/92)
    Kendinize verilseydi tiksinmeden alamayacağınız şeyleri başkasına yardım oalrak vermek Ebrar/iyi Müslümanların işi değildir. 
    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا أَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّا أَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْأَرْضِ وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَبِيثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِآَخِذِيهِ إِلَّا أَنْ تُغْمِضُوا فِيهِ وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ غَنِيٌّ حَمِيدٌ
    “Ey iman edenler, kazandıklarınızın en güzellerinden ve sizin için yerden çıkardıklarımızdan (Allah için) infak ediniz. Kendinizin göz yumma (tiksinme) dan alamayacağınız pis şeyleri vermeye kalkışmayın. İyi bilin ki, şüphesiz Allah gani (muhtaç değil) dir, övülmeye layıktır.” (Bakara süresi ayet 2/267) 
    “Müslümanım” diyen herkes şu ayete kulak versin:
    أَتَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ أَنْفُسَكُمْ وَأَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَ أَفَلَا تَعْقِلُونَ (44)
    “Siz insanlara iyiliği emreder de kendinizi unutuyor musunuz? Halbuki kitap da okuyorsunuz. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız? (Bakara süresi ayet 2/44)
    Ve Rabbimiz bize sözünde, özünde ve davranışlarında doğru olan sadıklarla beraber olmamızı emreder:
    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَكُونُوا مَعَ الصَّادِقِينَ
    “Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve sadıklarla beraber olun.” (Tevbe süresi ayet 9/119)
    Bütün bunlara uyum sağlarsan bu dünyada peygamberlerin, doğruların, şahitlerin ve Salihlerin yolundan gidersek ahirette inşaallah onlarla beraber oluruz.
    وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَالرَّسُولَ فَأُولَئِكَ مَعَ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ وَالصَّالِحِينَ وَحَسُنَ أُولَئِكَ رَفِيقًا
    “Kim Allah'a ve Rasülüne itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştırlar.” (Nisa süresi ayet 4/69)
    Nuh aleyhisselamın gemisine binenler, 
    Musa aleyhisselamla yola çıkanlar ve denizi aşanlar,
    Muhammed aleyhisselamla hicret edip maldan, yardan ve candan geçmeyi göze alanlar gibi hem bu dünyada hem ahirette başarılı oluruz. 
    Rabbimiz yardımcımız olsun.