ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    HELALI HARAM, HARAMI HELAL YAPMAYALIM


    HELALI HARAM, HARAMI HELAL YAPMAYALIM

    27/12/2017
    Kendi zayıf taraflarımızı kapatmak için kendi korktuklarımızdan çocuklarımızı da korkutmakla onları yumuşatacağımızı zannederiz.
    Aslında farkına varmadan çocuğun dengesini bozarız.
    Küçücükken ağlaması çok ağlayan çocuğumuzun neden ağladığını araştırıp kolay yoldan susturmak mümkin iken “Öcü geliyor, böcü geliyor” diyerek hayali korkuluklar üretiyoruz.
    Biraz büyüyünce “Polis geliyor, Jandarma geliyor” diyerek korkutmaya çalışıyoruz.
    Okulda, öğretmen disiplini sağlamak adına “Sıfırla” kokutuyor.
    Babasıyla annesi ev çevresi “Okumazsan kömürcü olursun” diyerek içini karartıyor.
    Babanın, annenin kendi isteklerini Allah’ın emriymiş gibi sunmaları ileride Allah’ın emirlerini hafifletir.
    Ateşler içinde yanan bir hasta kış gününde çocuğun sırtındaki yünlüleri çıkarmalarını ve çocuğu serinletmelerini isterken aslında kendi halini çocukta yaşamak istemesi gibidir.
    Anneyle baba kendi istemedikleri, sevmedikleri şeylerin çocukları tarafından da yapılmaması için helal olan bir davranışa  “Haramdır” diyerek haramın ağırlığını hafifletir ve çocuk gerçekten haram olan bir şeyi yapmadığında anasının, öğretmeninin söylediğini yapmamak gibi görür ve yasağı çiğnemekten keyif bile alır.
    Diyanet İşleri Başkanlığı haklı olarak bir şeye “Haram” dır diyor, bir de bakıyorsunuz bir çok insan o haramı işlemek için kuyruğa giriyor.
    Burada hata yalnız o kuyruğa girenlerde değil.
    Yıllardır helalları, mekruhları, mübahları, annenin, babanın, hocanın, devletin hoşuna gitmeyenleri “Haram” diyerek gerçekten haram olanları da normalleştirdik.
    Babanın, patronun, müdürün, başkanın, parti liderinin sevgisi, korkusu, emri ve yasağı Allah sevgisinin, korkusunun, emrinin ve yasağının önüne geçmesin.
    Sevdiğiniz ve korktuğunuz ne varsa, hepsini yaratan, yaşatan, yöneten ve öldüren Allah celle celalühtür
    Haramlar ya Kur’an’dan bir ayetle veya Sahih hadisle yasaklanmış olacak.
    Ayet veya Hadisin manasında ihtilaf olmadan o kelimelerden yalnız o mana anlaşılacak.
    Eski ifadesiyle “Sübutu kat’i, delaleti de kat’i” olacak.
    İslam aleminde yöneticilerin isteği üzerine helal olan bir çok şeye haram dendiği gibi, haram olan bir çok şeye de helal denildi.
    Tevrat ve İncilin tahrife uğramasında kralın hakkını krala vermek için papazların halkı Allah’la kandırması olmuştur.
    Müftülükten emekli olan bir tanıdığım anlatmıştı: “Vaiz iken Ramazan ayı boyunca “Elfazı küfr/insanı kafir yapan sözler”ü anlattım.
    Kendimce, bana göre hoş olmayanları da “Elfazı küfr” olarak anlattım. Son gün konu bittiğinde devamlı vaaza gelen şehrin saygın bir adamı: “Hocam Kelime-i şehadet getirelim de bayrama Müslüman olarak girelim” deyince  ben, yanlış yaptığımı anladım ve ondan sonra Ayet ve Sahih Hadislerden alarak bize helal ve haramları sunan İmam Ebu Hanife’nin yolundan ayrılmamaya dikkat ettim” dedi.
    Rabbimiz bizi uyarır:
    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آَمَنُوا لَا تُحَرِّمُوا طَيِّبَاتِ مَا أَحَلَّ اللَّهُ لَكُمْ وَلَا تَعْتَدُوا إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَدِينَ
    “Ey iman edenler, Allah'ın size helal kıldığı temiz şeyleri ha­ram kıl­mayın ve haddi aşmayın. Allah haddi aşanları sevmez.” (Maide süresi ayet 5/87)
    قُلْ مَنْ حَرَّمَ زِينَةَ اللَّهِ الَّتِي أَخْرَجَ لِعِبَادِهِ وَالطَّيِّبَاتِ مِنَ الرِّزْقِ قُلْ هِيَ لِلَّذِينَ آَمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا خَالِصَةً يَوْمَ الْقِيَامَةِ كَذَلِكَ نُفَصِّلُ الْآَيَاتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ
    “De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı temiz, hoş ziynet ve rızklar­dan bir kısmını haram kılan kimdir?" De ki: "Bunlar, dünya haya­tında iman edenlerindir. Kıyamet gününde ise yalnız onların­dır." Bilenler için ayetleri­mizi böylece açıklıyoruz.” A’raf süresi ayet 7/32)