ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    KAN PARAYLA SATILMAZ


    Kan parayla satılmaz.

    Korkarak siyaset yürütülmez.

    Dün Irak’da kırk bir Müslüman öldürüldü.

    Afganistan’da yirmi beş Müslüman öldürüldü.

    İkisin de de işgalci devlet Amerika.

    Öldürülenler ülkenin sahipleri.

    Yakınımızda olan Bağdat’ı işgalci Amerika’ya teslim ederek orayı yakınken Irak yaptık.

    Uzaktaki kan ve din kardeşlerimizi de Çinlilerin insafsızlığına bırakarak akrabalığımızı akrepliğe çevirmeyelim.

    Doğu Türkistan adına konuşanların ifadesine göre öldürülen Müslüman sayısı beş yüzü geçti.

    Çinli yetkililerin demeçlerine göre sivil giyimli polislerin öldüremediğini öldürmek üzere Çinli askerler gönderilmiş.

    Çinli askerlerin arkasında yürüyen Çinli Hukukçular da Doğu Türkistan’a sevk edilmiş.

    Hukukçular da askerlerin bulamadığını bulup idam edeceklermiş.

    Başarılı olurlar mı?

    İki bin yıldır öldürmeye devam eden Çin İmparatorlukları başaramadı da bunlar mı başarak?

    Mehmet Akif ne güzel ifade edivermiş:

    "Sanıyorlar ki, kafa kesmekle beyin ezmekle,

    Fikri hürriyet ölür. Hey gidi şaşkın hazele.

    Daha münbit oluyor kanla sulanan toprak.

    Ekilen gövdelerin hepsi yarın fışkıracak." (Süleymaniye kürsüsünde-Safahat)

    Ondan hiç şüphem yok da biz imtihanı kaybetmeyelim.

    İki gün önce de yazdığım gibi Çin’le iş yapan Müslümanlar, siz içinizde birazcık acı duyarsanız ne yapacağınızı mahallinde bilirsiniz. Aklınıza gelenleri yapınız.

    Hacca gidenlerin bu yıl görüşecekleri, konuşacakları, Doğu Türkistan olsun. Dilini bilmediğiniz Müslümanlara “Çin, Sıyn, Müslüman, Türk, katl Allah, Amin gibi kelimelerle uyandırmaya çalışın.

    Vatandaşa “Çin mallarına boykot yapın” demekten ziyade hükümet yetkililerine Çin’le ticaret ilişkilerinizi askıya alınız” deyiniz.

    Öğrendiğime göre Çin’den on beş milyar dolarlık ithalat yapıyormuşuz.

    Çin’e biz bir milyar dolarlık ihracat yapıyormuşuz.

    Yani on dört milyar fazladan para ödüyoruz.

    Bununla kalmıyor.

    On beş milyar dolar Çine giderken aynı işi Türkiye’de yapan fabrikalar kapanıyor.

    Oralarda çalışan işçiler babasının veya çalışan kardeşinin üzerine yıkılıyor.

    Çin’in katil işçilerine on beş milyar dolarlık iş bulunurken Türk işçileri işsiz kalıyor.

    Çin malı satın alıpta üç gün içinde çöpe atmayan kaç insanımız var?

    Ülkenin zararlı plastiklerin çöplüğü olması için çöp üreten katillere on beş milyar dolar ödüyoruz.

    Türkiye’de iflasın eşiğine gelen bir çok işadamı da iflası önlemek için fabrikasını Çin’e taşıyor ve farkına varmadan Türk işçisini işsiz yaparken Çinliyi iş sahibi yapıveriyor.

    Bizim bir milyar dolarlık ihracatımız da topraklarımızda kalsa değeri her geçen gün artacak yer altı servetlerimiz olan bakır, doğal taş, krom, mermer gibi değerli madenlermiş.

    Dinimizin bize verdiği ahlaka göre dünyanın bütün madenleri, yer altı ve yerüstü servetleri, bütün paraları terazinin bir kefesine konulsa öbür kefesine de haksız yere akıtılan bir damla kan konulsa kan ağır gelir.

    Bir tek canın sağlığı için bütün dünyanın merkez bankalarının paraları harcansa yine de az gelir.

    Hicretin dokuzunca yılında Tevbe süresi nazil olur.

    Hz. Ali’ye, sevgili peygamberimiz süreyi Arafat’ta, Mina’da bütün hacılara okumasını emreder.

    Bu süreye göre o yıldan itibaren Müşriklerin Mescid’i haramda hac yapmalarını yasaklar.

    Müşriklerle büyük boyutlu ticari ilişkileri olanlar, bu ültimatomun ekonomik zararlarına dikkat çekerler.

    Bunun üzerine Rabbimiz:

    “….Eğer fa¬kirlikten korkarsanız, Allah dilerse yakında kendi lütfünden zengin ede¬cektir. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir. Hükmünde hikmet sahibi olandır” buyurur. (Tevbe süresi ayet 28)

    İsterseniz bu ayetin tefsirini benim telifim olan “ŞİFA TEFSİRİ” nden bir okuyuverin.

    İsteme telefonu: (0212) 5111085 Cantaş yayınevi.