ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    KASABIN KOYUNA YEM VERM


    Kuzey Irak’ta Peşmergelere Merkez Bankası yapıveren, para basıveren, Bayrak dikiveren, otobanlar yapıveren Amerika aynı zamanda yol boyunca camiler de yapıvermiş.

    Dinimin düşmanlarına hiçbir zaman güvenilmemesini, müminlerden başka bize dost olmayacağını söyler ve düşmanın dost gibi görünmek için hediyeler verebileceğini, yardım edeceğini hatta Müslümanlar için Mescid bile yapabileceğini ancak Muhammed Mustafa (s.a.v.)’nın Takva üzerine kurulan Kûba mescidine gidip namaz kıldığı halde düşmanlar tarafından Mermerden yapılan Mescidi Dırarı yıktırdığını haber verir.

    Kasabın koyuna yem vermesi ona olan şefkatinden değildir.

    "Senin oltandaki et parçası balığa ne cömertliktir nede bahşiştir."

    (Mesnevi Şerhi T. Mevlevi Beyit 6956)

    Medine Yahudileri de Medine Münafıklarına mescid yapıvermişler. Münafıklar, en dürüst bir sahabiyi de camiye imam yapmışlar.

    Mevlana bu olayı özetle şöyle anlatır:

    Münafıklar, döşemesi, tavanı, kubbesi süslü bir cami yapdılar. Hasetlerinden İslam cemaatını dağıtmak istiyorlardı. Bir gün Rasülüllahın huzuruna geldiler, deve gibi diz çöktüler, Mescidi teşrif ve taltif etmesini istediler. Sözleri özden olmadığı için tesir etmedi. Gönülden gelmeyen güzel sözler küllükte biten yeşillik gibidir. O yenmez ve koklanmaz. Ey oğul o yeşilliğe uzaktan bak ve geç git.

    Peygamber (S.A.V) onları dinledi, gülümsedi “Peki” dedi ama başka bir şey yapmadı. Onların hilesini süt içindeki kıl gibi görüyordu. Hıristiyan ve Yahudiler, İslâm dininin hayrını isterler mi?

    “Seferden dönünce Mescide giderim dedi. (Tahir-ül Mevlevi,Şamil yayınevi,beyit 6770-6805)

    “Mescid-i Dırar”ın İslâm mescidi olmadığı, hile yuvası, çıfıt tuzağı olduğu meydana çıkınca,

    “Hz. Peygamber, onu yıkmalarını ve çöplük yapmalarını emretti” (T.M 6953- 6954)

    Hile yuvası, Çıfıt tuzağı, fitne merkezi olan Dırar mescidinin imamı Mecma’b. Cariye samimi bir Müslüman’dı. Hz. Ömer onu Kufeye Kur’an öğretmek için görevlendirdi (Bak Ebu Hayyan, Tefsirul-Bahr-il-Muhit, Tevbe suresi Ayet 107 nin tefsiri)

    İnkarcıların oyununa gelen saf Müslümanları saf dışı etmeyiniz

    Sana maval okuyarak, kuyunu kazıp, kül yutturmak isteyen dalaverecilere, kuzu postuna bürünerek, kündeye getirip, kapana kıstırıp, zoka yutturmak isteyenlere, başına çorap örmeye çalışan düzenbazlara karşı yapman gerekeni yap. Yaptığın Allah’ın kurallarına uygun olsun,

    “Ey iş adamı, kendi halini şeriat mihengine vur ki, sende bir “Mescidi-Dırar” yapmış ve bir fitne çıkarmış olmayasın.”(Mesnevi T.Mevlevi tercemesi beyit 6960)

    “Sonunda müminler, münafıklara galip gelirler. Münafıklar ahirette mat olurlar, yani kaybederler.” (T.M. 284)

    Müminlerle, münafık kafirler aynı dünya salonunda oyun oynarlar. Aynı dalda gül ile diken gibiler. Panzehirle zehir gibiler. Aynı masada satranç oynayan gibiler.

    “Her ikisi müminle münafık bir oyun başında bulunsalar da birbirlerine nispetle “Merv”li ve “Rey”li gibidirler.” (T.M. 286)

    Oyun bitince biri “Merv” şehrine, öbürü “Rey” şehrine gittiği gibi bu dünyada oyun bitip öbür dünyaya gidince bu ikisinin birbirinden ne kadar uzak olduğu görülecek.