ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    OYLAYALIM MI TARTALIM MI?


    OYLAYALIM MI TARTALIM MI?

    Beş yüz koltuklu salonda lise öğrencilerine ve öğretmenlerine konuşmak üzere sahneye çıktım.

    Mikrofonu elime aldıktan sonra bir dakika ses çıkarmadan bütün öğrencileri gözden geçirirken öğrenciler de sessizliğin etkisiyle seslerini kestiler ve dikkatle bana bakmaya başladılar.

    Ben ayaktayım. Bütün konferanslarımı ayakta veririm.

    Öğrencilerin sesini sessizlik kestikten sonra, sahnedeki sandalyeyi elime aldım ve biraz havaya kaldırdıktan sonra öğrencilere dönerek, “Bu sandalye kaç kilo gelir? Diye sordum.

    5 diyenler oldu. 3 diyenler oldu, 2 diyenler oldu.

    Ben atın atabildiğiniz kadar deyince, 50 diyen de oldu.

    Yedi milyar insana sorsak onlar da atacaklar dedim.

    Hele hele gramıyla beraber söyleyin diye sorsak iş daha da karışır.

    Tekrar sordum, “Bunun kilosunu öğrenmek için ne yapmak lazım? Dedim.

    Toplu halde “Tartmak gerek” dediler.

    Ben de onlara çok gericisiniz. Çağdaş dünyamızda tartışma var, sonunda seçim diye bir şey var.

    Ben çağdaş biri olarak sizin görüşlerinize saygı duyuyorum ve tekliflerinizi oylamaya sunuyorum. “Beş” diyenler parmak kaldırsın, “Üç” diyenler parmak kaldırsın, “iki” diyenler parmak kaldırsın, şimdi “elli” diyenler parmak kaldırsın” dediğimde gülüşmeler oldu.

    Gülmeyin, “elli” diyen arkadaşınızın görüşüyle “beş” diyenin görüşü eşittir.

    Yedi milyar insanın her birini Rabbimiz ayrı yaratmış ve kimsenin diğerine baskı uygulama hakkı yoktur.

    “Üç” diyenlerin, oyu fazla olduğundan bu sandalye üç kilo olarak ilan edilmiştir, bundan sonra dört diyenler de iki diyenler de üçün dışında bir rakamı söyleyenler de altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacaktır, desem” dedim salon kahkahaya boğuldu.

    Bakınız, bu bir şakadır. Asıl olan tartmaktır. Yedi milyar insana “tartalım mı, yoksa oylayalım mı” diye sorsak dünyada yalnız kendi çıkarları için çalışan bir milyon civarında etkili yetkili kişilerin dışında geri kalan yedi milyarı tartmayı teklif eder.

    O çıkarcı bir milyonluk gurup ise tartmayı değil oylamayı teklif edecekler çünkü oylamanın terazi dili yoktur.

    İstedikleri çıkmazsa karşı taraftan transfer ederek yeni oylamayla istediklerini elde ederler.

    Mesela, Avrupa ülkelerinde uyuşturucunun çok keskin kanunlarla yasaklandığı dönemlerde yeşiller partisinin birkaç defa oylamaya sunduğu ve uyuşturucunun kullanımını serbestliğini istediği zamanlarda  oylamayla sonuç alamadılar.

    Onlar da uyuşturucunun artmasına katkıda bulundular ve oylamada “Hayır” oyu verenleri de uyuşturucu müptelası yaptılar.

    Yeniden kanun teklifi getirdiler ve sonunda “Cafeshop” larda alenen içilmesine kanunen izin verildi…

    Devam edecek.