ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    RECEB AYI HARAM AYLARDANDIR


     

    RECEB AYI HARAM AYLARDANDIR

    Ay takvimine göre ayarlıdır Hac, oruç ve zekat ibadetlerimiz.

    Namazlarımız ise güneşe göre ayarlıdır.

    Ay da güneş de Rabbimizin varlığına ve birliğine işaret eden ve her gün bakıp hatırlamamız için bize ışık ve ısı veren ayetlerdendir.

    Ay takviminin aylarından biri olan Receb ayına girmiş bulunmaktayız.

    Sırasıyla ay takvimi: Muharrem, Safer, Rabiulevvel, Rabiulahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Şaban, Ramazan, Zilkade, Zilhıcce.

    Bu aylar, İslam’dan önce de Araplar arasında bu adlarla kullanılıyordu.

    Dünya yaratılalıdan beri ayların on iki olduğunu ve “Haram Aylar” bulunduğunu Rabbimiz haber verir:

    إِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِنْدَ اللَّهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا فِي كِتَابِ اللَّهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ مِنْهَا أَرْبَعَةٌ حُرُمٌ ذَلِكَ الدِّينُ الْقَيِّمُ فَلَا تَظْلِمُوا فِيهِنَّ أَنْفُسَكُمْ وَقَاتِلُوا الْمُشْرِكِينَ كَافَّةً كَمَا يُقَاتِلُونَكُمْ كَافَّةً وَاعْلَمُوا أَنَّ اللَّهَ مَعَ الْمُتَّقِينَ

    “Gökleri ve yeri yarattığı günden beri Allah'ın kitabında, Al­lah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü (Recep, Zilka'de, Zilhicce ve Mu­harrem) haram aylardır. işte doğru (de­vamlı ve dü­zenleyici) din budur. Orada (o aylar içinde) kendi­nize zulüm etme­yin. Müş­rikler sizinle topyekün harp ettiği gibi siz de müşrik­lerle topyekün harp edin. Bilin ki Allah mûttaki­lerle bera­berdir.” (Tevbe süresi ayet 9/36)

    Kur’anda, Bakara süresinin 185 inci ayetinde adı geçen tek ay, Ramazan ayıdır.

    Cahiliyye döneminde de “Haram aylar” diye bilinen aylar vardı ve bu aylarda kan dökmek yasaktı.

    Bu yasağa bütün kabileler ve devletler uyarlardı.

    Uymak istemeyenler de kanuna karşı hile tarafına giderler ve takvimde oynamaya çalışırlardı.

    Tevbe süresinin 37 inci ayetiyle takvimle oynayarak savaşa kapı açmayı yasakladı.

    “Hocam günümüzde böyle adamlar veya devletler yok” demeyin.

    Son olarak Suriye’de Halep şehrinden masum insanların ayrılması için Birleşmiş Milletler kararıyla filan gün ve saatte başlayacak olan saldırmazlık anlaşması ancak iki gün sonra başlatılabildi. Çünkü Amerikan askerlerinin desteklediği güçlerin öldürme işleri Halep’te daha bitmemişti.

    İsrail işgalcileri, Birleşmiş Milletlerin, Filistin’le ilgili aldığı beş yüzün üzerinde kararın hiç birine uymamıştır.

    Bunlar, cahiliyye insanı kadar da değiller.

    Cahiliyye döneminde hiç değilse Safer, Rabiulevvel, Rabiulahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, bu beş ayda savaşa izin veriyorlardı,

    Recep ayı girince savaşı durduruyorlardı.

    Receb ayı çıkınca Şaban ve Ramazan yine savaşa izin çıkıyordu, iki ay sonra  Zilkade, Zilhıcce ve Muharrem aylarında üç ay yine savaş yasaktı.

    Aslında Kur’an’ın bize öğrettiği “el-Sulh’u Hayr/Barış daha hayırlıdır” ayetidir. (Nisa süresi ayet4/128)

    Cahiliye Araplarına da kıyamete kadar gelecek insanlara da barışın daha hayırlı olmasını öğrettikten sonra insanın ne yapacağını da bildiğinden Rabbimiz, yine de yol gösteriyor ve beş aydan sonra üç ay savaş yasağıyla barışın tadına varmamızı, insani, ticari, ilişkilerle savaşa giden yolu kapatmamızı öğütlerken 21 inci asırda insanlığın vahşeti, cahiliyye dönemi insanlarına neredeyse rahmet okutacak hale geldi.

    Son elli yılda Amerika’nın Kore, Güney Amerika devletleri, Vietnam, Afganistan, Irak, Suriye…. Gibi ülkelerle harp yapmadığı bir tek ay yok.

    İsrail’in, Filistinli Müslüman öldürmediği gün yok.

    İslam gelince barış yanlısı olan bütün kuralları aynen kabul etti.

    Diğer yedi ayda da barışın tesisi için çalıştı.

    Kendisini hapsetmek, öldürmek veya sürgüne göndermek için tartışmaya yapan Mekke parlamentosu üyeleri, öldürmeye karar verince Medine’ye hicret eden sevgili peygamberimiz, on yıl sonra kan dökmeden Mekke’yi fethettiğini aklımızdan çıkarmayalım.