ANA SAYFA



KİTAPLARIM


    YALANCININ MUMU


    YALANCININ MUMU

    İç Anadolu illeri ve köylerinde bir adamın yalancılığını anlatmak için “Kırk Yalan” derler.

    Facebook, Twitter, WhatsApp gibi internet kanalları, bir zamanların kırk yalanlarını kırk milyon, kırk milyar yalana çıkarıverdiler.

    Algı operasyonları için, kişilerin şahsiyetini sıfırlamak için, politika oyunları için, ticari rekabetler için binlerce çıkarını sağlamak için yalana, iftiraya ağız, kalem ve daktilo kapılarını açtıkları gibi çok iyi niyetlerle de yalana kapı açtılar.

    İslam’ın ilk çağından itibaren çok iyi niyetlerle hadis uydurmaya başlayanlar olmuş.

    Bu çağın yalanlarından biri de çok iyi niyetlerle uydurulan ve bu günlerde gündemde bir masal.

    Aslı astarı olmayan masala göre güya Hazreti Ömer döneminde iki kişi bir adamı “Babamızı öldürdü diye getirmişler. Hazreti Ömer, zanlıyı dinlemiş,

    Zanlı “Bunların babası, atıma taş attı öldürdü ben de aynı taşı ona attım atımı öldüreni öldürdüm” demiş.

    İtirafla suç sabit olunca kısas hükmü verilmiş.

    Katil hazreti Ömer’e “bana üç gün zaman tanı, küçük bir çocuğun babasının altınlarını babası bana emaneten verdi, çocuk büyüyünce veririm diye toprağa gömdüm, benden başka da yerini bilen yok. Altınları çocuğa teslim edip üç gün içinde  geleyim” demiş.

    Hazreti Ömer de gidipte gelmezsen” demiş.Hazreti

    Adam oradakilere “bana kefil olacak yok mu” deyince masalcının birine göre Hazreti Ebu Zerr, diğer masalcıya göre Amr bin As kefil olur.

    Adam gider üç günün gün batımına kadar gelmeyince kefilin boynuna ip takılır tam sallandıracakları esnada ufukta adam görünür.

    Kefil kurtarılır adam ipi boynuna geçirir.

    Adama sorarlar “Kurtulmuştun neden geldin”

    Cevap verir, “Vefa ölmüş dedirtmemek için.”

    Kefile sormuşlar, tanımadığın adama neden kefil oldun?

    Cevap, “İnsanlık öldü dedirtmemek için.”

    Çocuklar bakmışlar ortama ve onlar da davadan vazgeçmişler.

    Neden diye sorulduğunda, “Merhamet öldü” dedirtmemek için” demişler.

    Ben yalan, uydurma, iftira dolu bu hikayeyi bu kadar özetleyebildim.

    Bir kere Kur’an’da, Sünnette, Sahabe fetvalarında, dört mezhep dahil  onların dışındaki  diğer bütün mezheplerde dahi Had ve Kısas  cezalarına kefalet kabul edilmez. Yani asıl kaybolduğunda onun yerine kefili öldürelim maddesi hiçbir mezhep de yoktur.

    Bu masalın yalan olduğuna bu yeter. Yoksa diğer bütün cümlelerin de yalan olduğu ayrıca ispatlanabilir.

    Bu metnin bir dayanağı var ama o da Alman filozof ve şairi Schiller (1759-1805) e ait.

    Schiller’in o hikayesini okuyan biri çok beğendiğinden onu tutmuş İslamileştirmiş ama İslam hukuku hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığından masalın her tarafından yalan fışkırıyor.

    Schillerin hikayesinin kısaltılmış  metnini de yarın ki yazımda vereyim.