ANA SAYFA



KİTAPLARIM



    Kitap: Ahmed
    Bölüm: Ahmed001
    Kitap Sayfa:
    AHMED YESEVİ


    HOCA AHMET YESEVİ"NİN DİLİYLE İSLÂM



    "Şifa Tefsiri" adıyla yayınlanan sekiz ciltlik tefsirimi, önce Cağaloğlu"nda ki, Cezeri Kasım paşa camiinin altındaki konferans salonunda on senede, sekiz yüz konferans da yaptığım bin iki yüz saatlik konuşma ile halka arzettim.Her kesimden insanın bu derslerin kitaplaşmasını istemesi üzerine kasetlerden çözülerek kitaplaştırıldı.

    Tefsir derslerime başlamadan önce Arapça ve Türkçe yazılmış tefsirleri aldım. Birde uzun sözleri kısa eden, taşın toprakta Yakut olduğu gibi,suyun midyede inci olduğu gibi, mananın da, sinesi Sina olan söz sultanlarında hikmete dönüştüğünü bildiğimden, Mevlâna"nın Mesnevi sinde. Sadi"nin Gülistan"ında,Yunusun ve Ahmet Yesevi"nin ...şiirlerinde geçen ayetleri ve onların yorumlarını tespit ettim.

    O çalışmalarımdan birini, daha önce"Mevlâna"nın diliyle Kur"an ayetlerinin Tefsiri"adı altında yine bu sütunlarda yayınlamıştım.

    Ahmet Yesevi"nin "Dîvan-ı Hikmet"inde geçen ayetleri,28 Nisan 2000 Cuma günü saat 19oo da İstanbul-Dîvan yolundaki "Türk Ocağı"nda seçkin bir topluluğa, tefsir derslerimin müdavimlerinden Ahmet İyioldu beyefendinin takdiminden sonra bir dost sohbeti halinde arz etmiştim. Yine aynı cadde üzerinde "Birlik Vakfı" merkezinde, 16 Ekim 2000 tarihinde, saat 19,30 da değerli insanlara Ahmet Yesevi"nin "Divan" ındaki ayetlere getirmiş olduğu yorumları arz etmiştim.

    Gördüm ki, Ahmet Yesevi"nin hikmetlerinde yalın ve yahşi bir şekilde anlatılan İslâm, Kur"an"ın getirdiği, Hz.Muhammed (S.A.V.) in öğrettiği İslâm"dır.

    Prof. Dr. Zekeriya Kitapçı beyin hazırladığı "Türkistan"da İslâmiyet ve Türkler" isimli eserinden öğreniyoruz ki, daha hicri 54/Miladi 673 yılında Ubeydullah b. Ziyad, Buhara"dan aldığı iki bin esiri Bağdat"a getirerek İslâmi eğitimden geçirir. (sayfa:98). Kuteybe b. Müslim,Semerkant"ı H.89/m 707 de fetheder. Tabiinin büyüklerinden Dahhak b. Müzahim, orada açtığı medresede üç bin öğrenciye tefsir dersi verir.

    Ahmet Yesevi, Selef-i salihinin tefsirine veya Buhara"lı bir Türk olan İmam-ı Buhari"nin "Sahihi"ndeki hadislere ters düşecek bir yorum getirmemiştir.

    AHMED YESEVİ

    Hazreti Ali soyundan gelen, Şeyh İbrahim ile (Şeyh Musanın kızı )Ayşe"den doğma Hoca Ahmet Yesevi, Türkistan"ın batısında Çimkent şehrinin biraz doğusunda Sayram kasabasında dünyaya geldi. Bu kasaba İsficap veya Akşehir diye de bilinmektedir. Doğum tarihi bilinmemekte. Yusuf"u Hemedaniden (440-535=1048-1140) Şeriat ve tarikat dersleri almıştır. Hanefi mezhebine mensuptur. 562=1166 tarihinde Yesi şehrinde vefat etmiştir. Yesi şehrinde Timur"un yaptırdığı türbesinde metfundur. Bu konuşmamda verdiğim şiirler aslı ve sadeleştirilmiş haliyle Kemal ERASLAN"ın Kültür bakanlığı yayınları arasında çıkan "Ahmet Yesevi, Dîvanı hikmet,seçmeler" 1993,isimli eserden alınmıştır.



    AYET

    Kur"anı Kerimde insan, ay, güneş ,dağ,deniz,yıldız gibi tabiatta var olan her şeye "Ayet" diyor. Yani tabiat kanunlarının her biri bir ayettir. Yine Kur"anı Kerimde İki durak arasındaki cümle veya cümlelere de "Ayet" denir. Tabiat ayetleri=tabiat kanunları zamanın değişmesiyle değer kaybetmediği gibi Kur"an ayetleri de zamanla değer kaybetmez. "Biz Hz. Ademin soluduğu havayı istemiyoruz, biz Hz. Havvanın içtiği sudan içmeyiz. Biz iki binli yıllara özel bir hava ve su istiyoruz" demediğimiz gibi Kur"an için de söylemeyeceğiz. Çünkü Tabiatı yaratan ve Kur"anı indiren Allah dır. Onun için Ahmet Yesevi Hikmetli sözlerinin birinde "Ayet ve hadisi kim okursa kulak ver" diyor. Ayet ve Hadisden anlamayanların Mü"min olmadığını, Ayet ve Hadisi açıklayanlara Katı sözler söyleyenlerin dışının insan,içinin Şeytan olduğunu, "Hikmetler"inin Kur"anın manası olduğunu ve Sünnet kaynağından aktığını ifade eder.

    (2)HOCA AHMET YESEVİ"NİN DİLİYLE İSLÂM

    Rabbimiz, Mü"min insanı tarif ederken: "Her sözü duyarlar;en güzeline uyarlar." buyurmuş.(Zümer 18) Ülkeler arasındaki sınırları tanımayan,tel örgülere takılmayan,mayın tarlalarının üzerinden bir kuş gibi uçan,beton veya çelikten yapılmış duvarları delip geçen, "baş kestiren,savaş kestiren,ağu"lu aşı bal"a dönüştüren" sözler vardır. Bütün bu sözleri söyleyenleri, bir getiren,söyleten ve götüren vardır.

    İşte o söz ve gönül sultanlarından biri ve en önemlilerinden olan Ahmet Yesevi"de Kur"an"a ve Sünnet"e kulak vermemizi öğütler:

    Ümmet bolsanğ ğariblerge tabi bolğıl

    Ayet hadis her kim aytsa sami bolğıl

    Rızk u ruzi her ne birse kani bolğıl

    Kani bolup şevk şarabın içtim muna (sayfa 48/5)



    Ümmet olsan, gariplere tabi ol sen;

    Ayet, hadis her kim dese sami ol sen;

    Rızık, nasip her ne verse, kani ol sen;

    Kani olup şevk şarabını içtim işte. (sayfa 49/5)



    Mü"min irmes hikmet iştip yığlamaydur

    İrenlerni ayıtkan sözin tınglamaydur

    Ayet hadis güya Kur"an anğlamaydur

    Bol rivayet Arş üstide kördüm muna (sayfa 68/9)

    Üç harften meydana gelen "Gül" kelimesi bize dikenler arasında gülümseyen çiçeği hatırlatır. Yine üç harften meydana gelen "Bal" kelimesi de Allah"ın bize arıların ağzından hediye ettiği tatlıyı hatırlatır.

    "Gül" kelimesi sözdür. Hatırlattığı şey manadır.

    "Bal" kelimesi de bize tatlı bir yiyeceği hatırlatır ama; hiçbir zaman "Bal" demekle ağız tatlanmaz.

    Mehmet Akif merhumda:

    "Sâde bir "bal", deyivermekle ağız tatlansa,

    Arı uçmuş diye, kaçmış diye hiç çekme tasa." (Safahat- Asım) derken, dikkatimizi kelimenin ve mananın ötesinde asıl arzu edilene çeker.

    "Bal" ve "Gül" kelimeleri tatlı bir yiyeceği ve güzel kokulu çiçeği hatırlatır. Hatırlanan manadır. Ama hedefimiz manayı bilmek değil, tatmak , çiçeği görüp koklamaktır.

    Mevlâna:

    "Senin mana dediğin ve mana sandığın da suretten ibarettir ve iğretidir. Sen kendi uygun gördüğünle mutlu oluyorsun" ( Tahir-ül- Mevlevi 4696)

    "Mana seni senden alan ve nakışa bağlanmaktan kurtaran bir ilahi yardımdır." (T.M. 4697)



    İnsan fotoğraf makinası gibi değildir. Bin tane fotoğraf makinasını bir manzaraya aynı açıdan yöneltseniz fotoğraflar aynı çıkar.

    İnsana gelince, iki insan aynı manzaraya aynı açıdan baksalar yoruml