ANA SAYFA



KİTAPLARIM



    Kitap: ESMA
    Bölüm: Esma02
    Kitap Sayfa:
    El Esma Ül Hüsna Mukadd


    Annenizi, babanızı, eşinizi, dostlarınızı seversiniz ve sevdiğinizi uygun, güzel bir kelime veya cümle ile ifade edersiniz.

    Bu ifade etme işi yalnız karşı tarafa bildirme işi değildir. Kendi iç dünyamızda besleyip büyüttüğümüz sevginin dilimizde kelimeden çiçekler açması gibidir.

    Gül ağacı özünde taşıdığı çiçeğini bülbülüne sunamazsa kurur. Tepeden tırnağa kadar bütün hücrelerimizde ve gönlümüzde taşıdığımız Allah"a imanımızın zikir çiçeğini açtıramazsak biz de çöl gibi kurak, ateist-gavur gibi çorak oluruz. Ot bitmeyen toprak, meyve vermeyen diken gibi oluruz.

    Toplumların kanını emen Siyonist, girdiği ülkelerde kan, gözyaşı, yangın, radyasyon, barut kokusu saçan kapitalist gibi oluruz.



    Askerlik yaparken okuma yazma bilmeyenlerin mektubunu ben okuyup yazıverirdim. Bir arkadaşımıza mektup eşinden gelirdi. İkinci mektup gelinceye kadar o mektubu her gün bana okuturdu. Ben okurdum. Benim dilimden ancak kelimeler ve harfler çıkardı. Ancak onun içinden geçenleri ben anlayamazdım. Mektuptaki "Osman"ım" sözcüğü bana göre yedi harfli bir sözcüktür. Gel onu birde Osman"a sor. O "Osman"ım" sözcüğündeki ..ım eki neler ifade ediyor.

    Osman eşinin kendini sevdiğini biliyordu. Ama tekrar tekrar "Osman"ım" kelimesini duymak istiyordu.

    Bizim içimizi dışımızı bilen Allah"ımız: "Ey iman edenler, Allah"ı çokca zikredin" buyurur. (Ahzab 41)

    Peki ama nasıl zikredeceğiz" Şair:

    "Kaddı yâra kimi ar-ar dedi, kimisi elif

    Cümlenin maksudu bir amma rivayet muhtelif" diyor. Yani sevgilinin boyunu kimileri serviye benzetti, kimileri elife benzetti. Hepsinin sevdiği ve anlattığı aynı ama kelimeleri ayrı.

    Kelimelerimizin gücü bizim kültürümüzle orantılıdır. "Gözüyün çapağını yiyeyim" diyerek sevdiğini anlatmaya çalışan biri, bir başkasını kusturabilir. Birisi "Minik kuşum" derken, yılan yetiştiriciside "yılanım" diyebilir.

    Onun için Rabbimiz " Size öğrettiği gibi Allah"ı zikredin" buyurmuş. (Bakara 239) "En güzel isimler Allah"a aittir. O isimlerle Allah"a dua ediniz" buyurur. (A"raf 180)

    Rabbimiz Kur"anı Keriminde güzel isimlerinden 99 kadarını bize bildirmiş. Peygamber efendimizde dualarında Rabbinin isimleri ile dua etmiş. El-El-esmâ-ül-husnâ hadisinde bize 99 tanesini öğretivermiş.

    Kur"an ve sünnetin öğrettiklerinin dışına çıkarsak çok iyi niyetlerle bizde yanılabiliriz.

    "Allah"ın isimlerinde sapanları/sapıtanları bırakınız" buyurur. (A"raf 180)

    "Allah üçtür" diyen Hıristiyanlar, "Allah hiçtir" diyen ateist-gavurlar, "Allah tabiattır" diyen eski dehriyyun, yeni natüralistler hep Allah"ı tanımada kendi akıllarını esas alıp Allah"a sınır çizmişler ve o sınırın dışına çıkmaya izin vermedikleri bir mahkum haline getirmeye çalışırken kendileri cehenneme mahkum olmuşlar.

    Batıda Allahı Kiliseye mahkum ettiklerini söyleyenler İslâm aleminde de camiye mahkum etmeye çalışıyorlar.

    Ama siz "Lâ ilâhe" deki "Lâ" kılıcıyla onların putlarını parçalıyor, denizin leşi dışa attığı gibi kendini ilahlaştırmaya çalışan şahıs, kurum ve kuruluşları gönül denizinizden sürüp çıkarıyor ve "İllallah"kelimei tayyibesiyle gönül denizini tertemiz berrak hale getiriyorsunuz.

    "La ilahe illallah" derken bir çok ilah varda onları reddetmiyorsunuz. Onlar zaten yoktu. Ancak kendini ilah zanneden "Allah"ın dediği değil, benim dediğim olur" diyen Firavunlaşmış insanlar var. Sen onlara "delilik yapma, Allah"tan başka Yaratan, Yaşatan ve Yöneten yoktur" diyorsun. Haydin sizde günde yüz defa "Lâ ilâhe illallah" demeye başlayıverin.