ANA SAYFA



KİTAPLARIM



    Kitap: ESMA
    Bölüm: Esma30
    Kitap Sayfa:
    isimler 27


    Ed-DARR

    En-NAFİ

    "Zarar veren" ve "Fayda veren" anlamlarına gelen bu iki ismi şerifler bu şekilde Kur"an-ı Kerim"de yoktur. Ancak "Allah"tan başka size fayda ve zarar verecek yoktur" anlamında bir çok ayet vardır. "De ki: Ben Allah"ın dilemesi dışında kendime bile fayda ve zarar veremem" (A"raf18)

    İmanın altı şartını öğrenirken "Hayır ve şer Allah"tandır." diye öğrenmiştik ya işte bu iki isim onu ifade eder.

    İnsanlık tarihi boyunca Allah"a iman etmeyenler, hakkın yanında değil, gücün yanında yer alanlar, yanardağ patlaması, deprem, yangın, sel felaketi gibi gücünün yetmediği olaylar karşısında kalınca kafasından şer tanrısı veya yer tanrısı, veya fırtına tanrısı gibi isimlerle sapkınlığını devam ettiriyor. Peygamberlere kulak verenler ise Melekle-şeytanı, hayırla-şerri, imanla-inkarı, sıhhat ile hastalığı, gül ile dikeni, gündüzle geceyi, su ile ateşi yaratanın Dar ve Nafi olan Allah olduğunu bildiler. "Sana kul olmak dünyaya sultan olmaktan evladır" dediler ve Ali Edirneli gibi: "Nar-ı ğam, nur-u safa hep bir çerağın pertevi,

    Çeşm i irfan ile baksan arada bîgâne yok" dediler. Yani yürekler yakan keder, hüzün, gam ateşleri de, vücudumuzun her zerresinde parlayan sevinç, keyif, mutluluk parıltıları da aynı kaynaktan gelir. İbret, irfan gözüyle bakarsan aralarında hiçbir fark yok. Doğan çocuğuna sevinen, depremde veya trafik kazasında ölen yavrusuna üzülen anne her iki halde de Rabbine yöneliyor, tecelliyi ve teselliyi orada buluyor.

    Ya imansız ne yapsın"

    En-NUR

    Türkçesinde de "Nur" dediğimiz bu ismi cemil Kur"an-ı Kerim"de "Allah göklerin ve yerin nurudur" (Nur 35) "Yer, Rabbinin nuruyla parladı." (Zümer 69) ayetlerinde iki defa geçmekte. Kur"an-ı Kerim"de 43 defa geçen bu "Nur" kelimesiyle kastedilen gönüllerin aydınlığını sağlayan Kur"an ve imandır.

    Işık bizim görmemizi sağlar. Ak ile karayı, ip ile yılanı, gül ile dikeni, dost ile düşmanı biz aydınlıkta anlarız. Onun için Rabbimiz gündüzlerimiz için güneş ışığını, gecelerimiz için ayın nurunu yaratmış.

    Birde iyiyle kötüyü, hayırla şerri, suçla cezayı, iyilikle mükafatı belirlemek için "Nur" diye isimlendirdiği kitaplarını indirmiş.

    Allah, gökyüzündeki güneşini karartıverse onun ışığının yerini tutacak bir ışığı ve ısıyı insanlık yapamaz. Dünyanın tamamını güneşin içine yakıt olarak atsak, sobaya atılan bir kağıt parçası gibi yok olur gider.

    İşte Allah"ın kitabı da öyle. İnsanlığın hayatından bir çekiliverse güneşin yerini tutsun diye takılan ampuller gibi her an patlamaya hazır insani ışıklarla altı milyar insanın içini ve dışını aydınlatmak mümkün değildir.

    Bir güzele, bir çiçeğe, bir denize, bir manzaraya bakınca heyecana kapıldığımızda hemen görüleni ve gören gözü yaratanı düşünüp ona hamd edelim.

    Pervane, kelebekler gibi O Nur"un etrafında Onun gösterdiği yönde dönelim. Mü"minde, kafirde dönüyor ama kafir ters yönde döndüğü için yolun sonu Cehenneme çıkıyor. Cehennemin narını Nur gibi görüyor.

    Gönlümüze ve gözümüze nur veren, çocuklarımızı gözümüzün nuru kılan Nur"a iman eden bizler hep aydınlık tarafta olacağız, aydınlatacağız.

    El-HADİ

    "Yol gösteren" anlamına gelen bu ismi cemili Kur"an-ı Kerim"de iki yerde Allah"ın ismi olarak geçmekte. Beş yerde Allah"tan başka hidayet verecek birinin olmadığını haber vermekte. Bir yerde de (Ra"d 7) peygamberler için kullanılmıştır. "Şüphesiz Allah, iman edenleri doğru yola iletir" (Hac 54) "Yol gösterici olarak Rabbin yeter" (Furkan 31) Rabbimiz bize yolu Kur"an"iyla göstermekte. Bakara suresinin ilk ayetlerinde Kur"an"ın müttakilere yol gösteren bir kitap olduğunu haber verir. Bakara suresinin 185 inci ayetinde bütün insanlığa yol gösterdiğini ifade eder. Tekvir suresinin 27-28 inci ayetlerinde ise "O Kur"an alemler için bir öğüttür. Sizden doğru olmak isteyenler için öğüttür" buyurur. Ömer, Ebu Cehil"e: "Muhammedi bir dinleyelim. Doğrularını alalım, yanlışlarını almayalım" dediğinde, Ebu Cehil "Onun doğrusunu da yanlışını da istemiyorum" diyor. Hz. Ömer gözlerini açıyor, Ebu Cehil ise gün ışığında gözlerini kapatarak çukura düşen gibi Cehenneme düşüyor. Biz Rabbimizin hidayetini insanlara ulaştırmaya çalışacağız. Gönül gözüne küf bağlayanların küfrünü gidermeye çalışacağız.